Ana içeriğe atla

YILDIZ OYUCU VE KOÇ İLİŞKİLERİ İLE İLGİLİ



 

Basketboldaki hücum düzenlerinin takımların kimyasının oluşmasında önemli rolü olduğuna inanıyorum. 

Ve bu düşüncem özellikle dış oyuncular için geçerli. 

 

Rolünü kabullenme ve top kullanma konusunda koçu ile paralel düşünen oyuncular, savunma ve diğer istatistikler için ellerinden geleni yaparken, bu konuda koçundan farklı düşünen oyuncuların isteksizlerini beden dillerinde bile görmek mümkün oluyor.

 

Hücumda başarılı olan onlarca yıldız oyuncu var, bunlar bu unvanı kolay kolay elde etmiyorlar, bulundukları liglerde hatırı sayılan ve kendini kabul ettirmiş ve diğer oyunculardan daha fazla ücret alan değerli yıldızlar.

 

Bir iki duayen koç haricinde kimse; “ben bu oyuncuyu istemiyorum!” diyecek güce sahip değil. 

 

Ancak bu oyuncuların stilleri birbirinden farklı oluyor. 

Bazıları keskin şutör, bunlar, kendilerine yapılan perdeleri en iyi şekilde kullanabiliyorlar. 

Perdeyi, savunmasının durumuna göre en uygun zamanlama ile kullanıp, tam zamanında şut atabiliyorlar.  Şut bulmadıkları zaman topu canlı tutmasını arkadaşlarını devreye sokmasını başarıyorlar. 


Bazıları ise delici oyuncular, bunlar ise, koçun organize ettiği düzenlerde süratlenerek topla buluşuyor ve içeri dalarak skor buluyor veya koçun hazırladığı saha yerleşimini akıllıca kullanarak avantaj sağlıyor. Bu pozisyondan takımı için sayı veya asist ile avantaj sağlayabiliyor.

 

Esas sorun “Ben mükemmel bire bir oynarım, hızlı hareket etmeme gerek yok, yeter ki şu topu bana ulaştırın, sonra kenara çekilin ve seyredin bakın nasıl sayı atacağım!”  diyenlerde. 

 

Bunlar, koçunun ona daha yakından avantajlı bir şekilde topu aldırmasını ve kolay bir basket hazırlamasını önemeyen, kendi yavaş temposunun dışına asla çıkmayan ve hücum ederken diğer oyuncuların pozisyonlarını bilme ihtiyacı duymayan oyuncular.


Daha çok Amerika'da gördüğümüz bu tarz oyuncuları artık Avrupa'da da görmeye başladık. 


Kültür farkı nedeniyle Amerikalı koçların yönetebildikleri bu oyuncuları Avrupalı koçlar yönetmekte zorluk çekiyorlar. 

 

İşte bu tarz oyuncular hem takımın hücum düzenini hem de kimyasını bozuyor. 

 

Ve sonunda maalesef olan koçlara oluyor.



 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...