Ana içeriğe atla

GENÇ OYUNCUYA SON UYARI






Oyunda kalmak için duygularınızı kontrol etmek zorundasınız.


Çünkü basketbol bir takım sporudur. 


Ancak ego, oyuncuları her zaman kendi çıkarlarına yönelendirir. 

 

Dünyanın neresine giderseniz gidin ve hangi kategori olursa olsun, bir basketbol takımının kadrosuna giremediğiniz zaman veya bir maçta sahaya çıkmanıza rağmen beklediğiniz kadar süre almadıysanız, hatta ilk beş başlamadıysanız üzülürsünüz.

 

Her zaman her yerde oyuncular kendilerine verilen şanstan daha fazlasını hak ettiğini düşünür.

 

Yukarıda yazdığım gibi kadroya girmek, süre almak, süre alanlar için de az top kullanmak gibi konular için de geçerlidir. 

 

İnsanın her zaman kendisini haklı görmesi son derece normaldir. 

Anne ve babaların çocuklarını mutlu olduklarını görmek istemesi de çok normaldir. 

Ancak bir basketbol takımı on iki oyuncudan oluşur. 

Ve normal şartlarda en çok dokuz on oyuncu maç içinde oynar.

 

Bu kararları verecek olan antrenördür. 

Ve organizasyon, antrenörlerin verecekleri kararlar ile yürür. 

 

Antrenör oyuncuların takıma verecekleri katkıları ölçer ve ona göre değerlendirir.

 

Çoğu antrenör için maç kazanmak en önemli hedeftir. 

Bu nedenle değerlendirme yaparken oyuncuların maç içinde göstereceği performans üzerinden karar verir.

 

Eğer bir oyuncu, o süreçte bir diğerinden daha az katkı veriyorsa ancak antrenörü onun önünün açık olduğunu düşünüyor ve ona daha fazla şans veriyorsa, verilen tepkiler iki şekilde olur; oyuncunun hakkını yiyor veya koçun kararına saygı duymak lazım. 


 

 

 

 

 

 

 

Takımınızın kazandığı maçta hiç oynamadıysanız üzülmeniz son derece doğal ancak bunu hareketlerinizle dışarıya yansıtmanız gelecekte sizin lehinize olacaktır. 

 

Herkes kendinizi takımın üzerinde gördüğünüzü takım arkadaşlarınızı küçümsediğinizi düşünecek sizin sorunlu bir oyuncu olduğunuza karar verecektir. 


içinizden geldiği gibi oynamak ciddi bir eksikliktir. 

 

Takımınızın bir oyun planı vardır ve siz de ona uymak zorundasınızdır.


Maçta ve antrenmanda nasıl davranılması gerektiğini öğrenmek ve bunu uygulamak en önemli sınavınız.


Aksi halde sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsınız.


Ben neysem oyum! çoğu oyuncu böyle düşünür ancak bu çok yanlış bir yol uyum göstermek zorundasınız. En azından dünyaca ünlü bir oyuncu olana kadar. 


Davranışlarınızı düzeltmek için çaba sarf etmelisiniz. 

 

Normal şartlarda takımınız mağlup olunca üzülmeniz kazanınca sevinmeniz gerekir.


İçinizden gelemese bile böyle davranmak için kendinizi zorlayın.

 

Böyle davranmayıp duygularınıza yenilirseniz hem koçunuzdan hem de takım arkadaşlarınızdan uzaklaşırsınız.

 

Takımınız mağlup olduğunda sayı rekoru kırdığınız zaman mutlu oluyorsanız. 

Gerçek yıldız değilsinizdir . Çünkü gerçek yıldız kaybetmeyi içine sindiremez. 


Hepiniz birde süper lig oyuncusu olamayacaksınız.


Bunu siz de biliyorsunuz.


Ancak bu noktaya geldiğiniz için siz de gerekli özelikler var. 


Ama unutmayın bu noktaya gelirken bizim göremediğimiz "basketbol aklınızı" ancak maçlar devam etikçe görebiliriz. 


Yetenekleriniz, fiziğiniz, atletizminiz, nasıl kullanacağınızı bilmedikten sonra hiçbir işinize yaramaz. 


Siz onun bunun dediğine bakmayın kendinize sorun..


Eksiklerim neler ? 


Bunları geliştiriyor muyum? 


Evet şutum zayıf geliştiriyorum diyorsanız hemen cevap verin ; Ölçüyor musunuz ?


Geçen ay tek başına çalışırken kaçta kaç attınız 

, bu ay kaçta kaçta oldu ? Gelişme var mı ? 


Yoksa yanlış giden bir şeyler var deme ki...



 

 

 




 

 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...