“En iyi şutörün on üç atıştan birinin sayıya çevirebilmiş olması koç Dean’ın hatası mıydı?
Tüm gün boyunca takımın tek bir isabetli orta mesafe şutu atmamış olması onun kabahati miydi?
Koçluk bunu kapsar mı?
Bu konuşma bana koçluğun neden göründüğü kadar kolay ve şatafatlı bir şey olmadığını hatırlatmıştı, özellik de Atlantik Kıyısı Ligi’nde (ACC). Sonuçta, eğer en çok galibiyeti gören koç bile Final Four ‘da elendikten sonra huysuz taraftarlar- kendi taraftarları- tarafından bile hedef haline geliyorsa, kim hedef haline gelmez ki?
“Bize, hepimize, Greg Newton’u niye oynatmadığını açıklamak zorunda.
Eğer Newton’u oynatmış olsaydı, Final Four’a kalabilirdik.
( Son sınıf pivot oyuncusu Greg Newton’un oynatmadığı için Mike Krzyzewski'ye kızgın olan bir Duke taraftarı ) "
Mike Krzyzewski iki kere şampiyon olmuş, yedi kere Final Four’a kalmış ,Greg Newton’u kenarda oturtmasına rağmen ACC şampiyonu olmuş, ancak bu taraftar Mike K ‘den daha iyi basketbolu bildiğini düşünüyor.
Bunlar sadece bir avuç emsal. İnanın bana daha fazlası da var. Yaşayan her koç ne kadar maç kazanmış olursa olsun, taraftarları tarafından muhakemeye tutulur. Koçlar bunu yaptıkları işin bir parçası olduğunun bilincindedir.
Ama yine de hepsi de buna karşı duyarlıdır ve genellikle bu onları öfkelendirir. Çok para kazanıyorlar çünkü halk, yaptıkları şeyi önemsiyor. Ödedikleri bedel de bu.
Yorumlar
Yorum Gönder