Ana içeriğe atla

BASKETBOLDA NE DEĞİŞTİ





 

Yaklaşık yarım asırdır basketbol sporunun içindeyim ve hala faal olarak çalışıyorum. 


Bana, basketbolda ne değişti diye soracak olursanız, size sahadaki beş oyuncunun agresif ve sert savunma yapmasını ve savunmaya yakalanmamak için de hücumun temposunun yükseldiğini söyleyebilirim.  

 

Eskiden pota altını domine eden bir uzun oyucudan veya müthiş bir şutörün özelliklerinden yararlanmak için, onlardan agresif savunma yapmasını veya hızlı hücuma iştirak etmesini istemezdik. 

 

Şimdi ise bu tarz oyuncuları savunmaya ve hızlı hücuma katılamadıkları için sırtımızda yük olarak görüyoruz.

 

Hatta maç ve periyot sonlarında bu oyuncuları savunmada oyundan çıkarıp daha sonra hücum etmek için oyuna sokuyoruz.

Uzun oyuncuları ise maçın temposunu değiştirmek amacı ile bölge savunmasında kullanıyoruz. 

 

Yani basketbolda en büyük değişiklik, savunmada arada boşluk vermeden topa baskı, yine topa yakın oyunculardan yardıma hazır baskı ve son olarak da çember altında blok ve kapama tehditti olması. 

Özetle ; Takım olarak rakibe en az boşluğu vererek baskı yapmak.

 

Hücumun ise, bu baskılı savunmaya karşı oynarken faul beklentisinden uzak kararlı atak etmesi gerekiyor. 

 

Eskisi gibi, bu opsiyon olmadı başka bir opsiyon deneyeyim deme şansımız yok. 

Sekiz saniye ve yirmi dört saniye kuralları da bizi opsiyon atlamamaya mecbur ediyor. 

 

Baskılı savunmaya hatta prese karşı doğru tercih yapmak ve kararlı olmak en önemli özellik haline geldi.

 

Bir kademe daha ileri gidecek olursak "baskı altında yapılan tercihler" adı altında bir başlık koymamız gerek. 

 

Baskı altında, oyun düzeninden ayrılmamak. Burada devreye basketbol aklı giriyor. 


Örnek vermek gerekiyorsa, oyun düzenini bozmak için yapılan baskıyı cezalandırmak veya zaman ve skora bağlı olarak, baskıyı geçip topu kullanmayıp tekrar oyun düzenine dönebilmek bir guard için en önemli tercih diyebiliriz.

 

Günümüzde yaşadığımız en büyük sorun; sertlik karşısında oyun düzeninden kopmak.   

Baskı karşısında sakin kalamamak, savunmanın agresifliğini kolay basket veya faul ile cezalandıracak basketbol aklına sahip olmamak.

 

Bu nedenle yarı sahada oyun düzenleri yerine, hızlı hücumlar ve çabuk atışlar her geçen gün artıyor.

 

Yapılan beş altı paslık hücumlar ise sizi aldatmasın onlar kısa hücumların ardından spontane gelişen ekstra paslar ile oluşuyor.

 

.   

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...