Yukarıdaki fotoğrafı gören 12-13 yaşında bir genç olsanız sahadaki oyunculardan biri olmak istemez miydiniz?
Nişantaşı’ndaki Şişli Terakki Lisesi’nde gördüğüm potalar sayesinde başladığım basketbola, o zamanlar Street and Smith’s adı verilen bir Amerikan dergisinde gördüğüm (Yukarıdakine benzer) fotoğraflar sayesinde, tam anlamıyla tutuldum diyebilirim.
Futbolun tersine, seyirciler ile yan yana, iç içe geçen bir sahada sevdiğiniz sporu yapmanın tadı bambaşka.
Basketbol, seyirciyle, sadece veliler değil, okul arkadaşlarınızın sizi desteklediği bir ortamda oynanırsa çok daha farklı bir güzelliğe bürünüyor.
Bizler, kurallardan dolayı spor ile eğitimi bir araya getiremedik ancak eğitimi ile spor birleştiren kulüpleri de teşvik etmemiz lazım.
Bunu en iyi yapan kulüplerden biri, başta Gelişim Koleji ve Tarsus Amerikan Koleji, gibi takımları desteklememiz lazım.
Bu arada basketbolun içinde olup, eğitimi ve basketbolu ayrı yürütmeye çalışan eğitim kurumlarını da uyarmalıyız.
Her şeye rağmen Basketbol ve eğitim bir arada yürütmeye çalışmalıyız.
Yorumlar
Yorum Gönder