Önemli olan antrenörün ne bildiği değil, oyuncunun ne kadar anlayabildiğidir.
Maçın içinde sonucu belirleyecek anlar yaşanır.
Oyuncular bu anları önceden sezmeyi öğrenmeli ve mücadeleye göğüs gerebilmek için tam olarak hazırlanmış ve odaklanmış olmadırlar.
Antrenörler oyuncularını bu anlara hazırlamak için, onlara bir önceki maçın kader anlarının olduğu kısa bir video izletebilirler.
******************************************
%60 ile antrenman yapıp bunun maçta %100 etki yapmasını beklemek son derece aptalcadır.
Nasıl antrenman yaparsanız öyle oynarsınız.
***************************************
Oyuncu ve antrenörler basketbolda başarı basamaklarını çıkarken başkalarının ( genç oyuncular için velliler, akrabalar ) giderek artan beklentileri ve başarısızlığın dramatik sonuçları ile yüzleşirler.
Duygusal zekâ -öz denetim gücü ve duyguları yapıcı olarak kullanma becerisi- burada hayati önemli bir beceri haline gelir.
****************************************
Her oyuncunun ruh hali ve bunun sonucu olan enerji seviyesi, kendi zihni tarafından belirlenir.
Odaklanma bir yetenek değil, alışkanlıktır ve bu alışkanlığı geliştirmek için gerekenler, motivasyon ve aralıksız pratik yapmaktır.
İyi antrenörler antrenmanın baştan sona tam bir odaklanma durumunda yapılamayacağını bilirler ama her antrenmanda böyle bir performansı bekleyecekleri iki ya da üç bölüm vardır.
Odaklanmanın kaybolduğu anlarda çalışmayı durdurup daha rahat bir şeyler yapmak şalteri kapatıp yeniden açmak anlamına gelebilir.
**************************************
Tamamen genetik, koşullanma ve tesadüflerin kurbanı olmadığımızı anlamaya başladığımızda hayatımızda değişlikler olmaya başlar; doğa bize yeni bir şeklide tepki vermeye başlar ve hayal ettiğimiz şeyler, olası görünmeseler de artan bir sıklıkla gerçekleşmeye başlar. Bedenimiz kendisine söylenen şeyi yapma eğilimindedir, tabii biz onunla nasıl konuşacağımızı bilirsek.
Elmer ve Alyce Green (1977)
Yorumlar
Yorum Gönder