Ana içeriğe atla

SADECE YETENEKLİ OLMAK YETERLİ DEĞİL


 

 

Basketbol eskisi gibi değil, artık çok sertleşti.


 

Artık oyuncu profili de eskisine nazaran çok farklı .

 

Daha önceki yıllarda yetenekli genç oyuncuların büyük çoğunluğunun eninde sonunda A takım seviyesinde basketbolcu olacağını tahmin etmek kolaydı. 

 

Ancak bugün yaşadığımız tecrübeler bize yeteneğin tek başına A takımda oynamak için yeterli olmadığını gösteriyor.

 

Bu değişikliği görmeden, hala eskisi gibi tüm yetenekli genç oyuncuların ileride A takım seviyesinde basketbolcu olacağına inanlar çok fazla. 

 

 

Bu nedenle kulüp yöneticilerinin ve koçların, henüz fiziki gelişimini tamamlamamış yetenekli oyuncuların önlerindeki süreci idare etmeleri çok da kolay değil.  

 

 

Bu durumda, çevresi ve velisi büyük beklentiler içine giren yetenekli genç oyuncu farkında olmadan ağır bir yük altına giriyor.

 

 

Genç oyuncular bu süreçte henüz yeteneklerini gösterecek yeterli kuvvete sahip olmadıkları için, başarısız oldukları her maçın ardından bahaneler üreterek gerçeklerden uzaklaşıyorlar.

 

Tecrübelerime göre U15 -U18 yaş grubunda, çevreden gelen baskıyı kaldıracak zihinsel güce sahip oyuncu sayısı çok az. 

 

Açıkçası son senelerde az sayıdaki gencin, aileden ve çevreden gelen baskıyla başa çıkabilmesini hayranlıkla izliyorum. 

 

Bazılarına, çevresinden etkilenmemesi gerektiğini söylediğim zaman, bana “boş ver onları “diye bilecek akla bile sahipler. 

 

Yeteneklerini sergilemek için yeterli fiziksel güce sahip olmayan ancak bunun için çalışamaya devam eden gençlerin, katıldıkları yarışmalarda yaşadığı başarısızlıkları atlatmalarına yardımcı olmak, aile ve çevresindekilerin en önemli vazifesi. 

 

Maalesef bazı sabırsız ve aşırı beklentiler içinde olan velilerin, çocuklarını zorladıklarını, eğitmenleri suçladıklarını, yanlış kıyaslamalar yaptıklarını görüyoruz.

 

Bu konuda birçok veli geçmişte yaşanılan örnekleri dikkat almıyor. Çoğu, yöneticilerin koçların tecrübelerini umursamıyor.

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...