Ana içeriğe atla

BASKETBOLDA GÖZDEN KAÇAN DETAYLAR



Genelde basketbolda şöyle bir yaklaşım var:


Antrenmanda çalıştıklarımızı maçta görmek.

Oysa bazen bunun tam tersini yapmanın bize çok farklı bir bakış açısı kazandıracağını düşünüyorum.


Maçlarda gördüklerimizi antrenmanlarda çalışmak.

Bu yaklaşım oyuncuların gerçek oyun içinde karşılaştıkları problemlere daha doğrudan çözümler üretmemizi sağlayabilir.

Ancak burada bizi zorlayacak en önemli konu :


Antrenmanlarda maç atmosferini oluşturabilmek olacak.

Çünkü maçın temposu, baskısı ve karar verme hızını antrenman ortamında yaratmak çok da kolay değil.



ÇOCUKLAR GERÇEK BASKETBOL SAHASINDA 


Basketbola başlama yaşıyla ilgili birçok farklı görüş var. Ancak ben, belirli bir yaşın altındaki oyuncuların normal ölçülerde saha ve potada oynamasının çok faydalı olduğunu düşünmüyorum.


Hatta bu yaş grubundaki çocukların skor tutulan ve süre olan maçlar oynamalarının, basketboldan soğumalarına bile neden olabileceğine inanıyorum.


Tecrübelerime göre yaklaşık 100 kilo ağırlığında ve 2 metre boyundaki oyuncuların mücadele ettiği bir sahada, basketbolun teknik ve taktik gerektiren hareketlerini uygulayabilmek için çocukların en az 12–13 yaşında olmaları gerekiyor.

Elbette bu bir genelleme.


Bazı çocuklar daha erken, bazıları ise daha geç gelişiyor.

Ama burada asıl konuşmamız gereken konu yaş değilgüç ve kuvvet.



KUVVET BASKETBOLUN VAZGEÇİLMEZ PARÇASI 


İstediğiniz kadar uzun boylu veya yetenekli olun;

yeterli gücünüz yoksa basketbol oynamak çok zor.


Birçok antrenör, oyuncularının teknikleri yanlış yapmasını veya taktikleri uygulayamamasını başarısızlığın sebebi olarak görüyor. 

Bu yüzden de sorunun cevabını çoğu zaman yanlış yerde arıyor.


Oysa kuvvet basketbolun ayrılmaz bir parçası.


Bugün NBA dahil tüm seviyelerde oyuncuların düzenli olarak ağırlık çalıştıklarını görüyoruz. 

Bu nedenle güçlenme çalışmalarına küçük yaşlardan itibaren başlamakta yarar var.







Basketbol oynamış olan herkesin bildiğine eminim:
Top ve pota gözümüzün önündeyken yaptığımız atletizm ve ağırlık çalışmaları çoğu zaman bize sıkıcı gelirdi.


Ama yıllar sonra hepimiz bu çalışmaların ne kadar önemli olduğunu çok daha iyi anladık.


Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu ise şu:
Çocukların fiziksel gelişimine zarar vermeyecek çalışmaları uzmanlardan öğrenmek.


Eskiden kondisyonerler olmadan da bu çalışmaları yapardık.


Merdiven çıkmak, ip atlamak, mekik ve şınav çekmek gibi çalışmaların yanı sıra:

  • çizgiden çizgiye deparlar
  • savunma stance pozisyonu
  • kayma adımları

gibi temel kondisyon çalışmaları uygulardık.


Burada bence önemli olan şey, oyunculara şu düşünceyi kazandırabilmek:


Bu çalışmalar en az basketbol tekniği kadar önemli.


Boş zaman ve yer bulduğunuzda bu hareketleri tekrar edin. 


GÖZ ARDI EDİLEN BAZI BİLGİLER 


Daha önce kuvvetin öneminden bahsetmiştim.
Şimdi ise oyuncuların bu kuvveti kullanabilmeleri için gerekli olan bazı bilgi ve alışkanlıklardan söz etmek istiyorum.







ANİ DURMAK ANİ HAREKET ETMEK 


Basketboldaki en önemli hareketlerden biri:

Ani durmak ve ani hareket etmek.


Bugün her seviyede hücum oyuncularının savunmadan kurtulmak için ani stoplar yaptığını ve aniden hızlandığını görüyoruz.

Özellikle küçük yaş gruplarında sıkça karşılaştığımız durumlar:

  • hızlı hücumda potaya yaklaşırken dengesiz atışlar
  • duramayıp düşmeler

  • üst seviyelerde ise rakibe çarparak hücum faulü yapmak

Bu yüzden toplu ve topsuz ani duruş ve ani hızlanma çalışmaları çok önemli.


Antrenmanlarda yaratacağınız özel drill'lerle bu becerileri mutlaka geliştirmek gerek



DİZLERİ BÜKMEK 


Bir başka kritik konu ise dizleri bükmek.


Bugün üst seviyede bu alışkanlığı edinmemiş ve bu nedenle değerinin çok altında kalmış onlarca oyuncu var. 



Ne kadar güçlü bacaklara sahip olursanız olun:

  • dizlerinizi bükmeden zıplayamazsınız
  • hızlı koşamazsınız
  • savunma kayma adımı atamazsınız

Bunun önemini göstermek için basit bir çalışma yapılabilir:


İki oyuncu alın:

  • biri dizleri bükülü
  • diğeri dik pozisyonda

Jump ball zıplaması yaptırın veya 3 metrelik kısa bir yarış yaptırın.

Farkın hemen ortaya çıktığını göreceksiniz.


Özellikle savunma çalışmalarında dizlerini bükmeyen oyunculara bu örneği sık sık hatırlatmak işinizi kolaylaştırıyor.



PAS PENCERELERİ 

Eskiden bize şöyle bir uyarı yapılırdı:


“Pas vermeden önce telgraf çekme.”


Bugünün gençleri eminim telgrafın ne olduğunu bilmiyordur 😊

Ama anlamı şu:

Eğer pas vereceğiniz yere önce bir süre bakarsanız, savunma oyuncusu bunu anlar ve pasa mani olur.


Bu yüzden oyunculara fake sonrası pas vermeyi öğretmek gerekiyor.


İki temel pas penceresi var:

  • baş üstü
  • kolların altı

Yukarı fake yaptığınızda alt pencere,
aşağı fake yaptığınızda üst pencere açılır.


Bu yöntem çoğu zaman no-look pass gibi görünen fantezi paslardan çok daha güvenli.


AÇILAR 


Basketbolda çoğu zaman göz ardı edilen konulardan biri de açılar.


Açılar;

  • pas verirken
  • cut yaparken
  • perde koyarken


çok büyük önem taşıyor.


Örneğin çocuklar bir engelin etrafından geçerken doğal olarak dairesel hareket ediyorlar. ( viraj alıyorlar !!! )


Oysa dik açıyla hareket etmek:

  • zaman kazandırır
  • savunmanın yetişmesini zorlaştırır

Bunu göstermek için kukalarla bir parkur kurup oyuncuları yarıştırabilirsiniz.


Emin olun bu farkı görmeleri ileride çok işinize yarayacak.



TOP BEN ADAMIM ÜÇGENİ


Savunmada oyunculara öğretmemiz gereken önemli bir kavram da şu:

 

Sırtımız potaya dönükken topu tutuğum adamı aynı anda görüp pas çizgisinin üzerinde de elimizin olması gerekiyor.


Bunun için ; 


Çocuklara iki farklı görüş biçimini anlatmak gerekiyor:


1️⃣ Rakibin forma numarasına odaklanıp sadece onu görmek
2️⃣ Rakibi görürken aynı anda topu, diğer oyuncuları ve hakemi de geniş bir görüşle algılamak.


İkinci yöntem, yani geniş görüş, oyuncuların sahayı daha iyi okumalarını sağlar.


Böylece oyuncu sadece bir forma numarasına odaklanmak yerine
başını çevirmeden tüm sahayı algılamayı öğrenir.

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...