Ana içeriğe atla

GUARD POZİSYONU NE KADAR ÖNEMLİ ?


Antrenörlüğe başladığım dönemlerde yazmış olduğum ve bugün halen geçerliliğini koruyan guardlarla ilgili bu yazıyı bir kere daha paylaşmak istedim.

Bu sene  ESPN, tarihin en iyi on guardını kıyaslamış ve sıralandırmış: 

İstatistiklere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz http://www.espn.com/nba/story/_/page/nbarankPGs/ranking-top-10-point-guards-ever 

1) Magic Johnson
2) Oscar Robertson
3) John Stockton
4) Stephen Curry
5) Isiah Thomas
6) Chris Paul
7) Steve Nash
8) Jason Kidd
9) Walt Frazier
10) Bob Cousy

Ancak bu listede olmayan Michael Jordan'ın 1988-89 yılında 11 maçta Point Guard olarak oynadığını ve 10 maçta triple double yaptığını unutmamak lazım.  






Oyuncu pozisyonlarının önemi her zaman tartışılan bir konudur. 

Bazı antrenörler “Çabuk kazanmaya başlayan bir takım istiyorsan, becerikli bir pivot bul “derken, bazıları da becerikli bir guard ın takımı şampiyonluğa taşıyacağı iddia ederler.
Hangi pozisyon sizin için daha önemlidir? Açıkçası ben guard diyenlerdenim.

 Avrupa’ya yeni gelen 24 saniye kuralı, Amerika’da ilk uygulanmaya başladığı yıllarda, guardların işlerini zorlaştığı konusunda birçok şey yazıldı çizildi. 


Örneğin; Yüksek tempoda ve baskı altında topu taşımak, hızlı hücumlarda zamanında doğru pasları verebilmek, hücumları organize etmek, düzenlerden sayı çıkmazsa kişisel gayretlerle sayı yaratmak ve savunmanın en önünde baskı yaparak rakibi yıldırmak...



Bakın o yılların ünlü guard ı Magic Johnson 1989 yılında yaptığı bir söyleşide, bu konu hakkında neler söylüyor; ”Ben sahada takımın koçu gibiyim, bu pozisyon diğerlerinden çok farklı, bir kere oyunu çok iyi bilemelisiniz ve oyun içinde sürekli olarak bir öğrenci gibi olmalısınız. Takım arkadaşlarınızın nerede olduğunu, onların başarılı olduğu atışları öğrenmeli, nasıl pasları daha kolay alabileceklerini hangilerini alamayacaklarını önceden tespit etmelisiniz. Tempoyu ne zaman artırıp ne zaman yavaşlatmak gerektiğini bilmeli ve ona göre ayarlamalısınız. Birçok insan bunları anlamıyor ve bizleri  topla oynamayı seven ve sadece  topu taşıyan oyuncular olarak görüyor, halbuki yukarıda saydığım faktörlerin yarısı bile çok fazla dayanıklılık gerektirmektedir
Bu işleri yaparken vücudunuz ile birlikte kafanız da yorulur, geçen yıl sakatlandığımda benim yerime guard lık yapan Cooper, bana “48 dakika bu pozisyonda oynadıktan sonra senin yaptığın işin zorluğunu anladım demişti. 

Remember the Time Michael Jordan Played Point Guard and Posted a Triple-Double in 10 of 11 Games During the 1988-89 Season


 . 
Yine aynı yıl ,henüz bir tane şampiyonluk yüzüğü takmamış olan M.Jordan guard pozisyonuna kaydırılıp, yıllar sonra takımını doğu finaline taşıdıktan sonra yapılan söyleşide; “Guard pozisyonunda kafaca daha çok yoruluyorsun. Ancak bu tecrübe ile sahanın diğer taraflarında neler olduğuna dair bilgi sahibi oluyorsunuz. Bununla birlikte tek yönlü oyuncu olmaktan kurtuluyorsun ”demişti.
Aynı yıl 34 sayı ve 11 asist ile en iyi guard istatistiklerine sahip olan Jordan, sürekli olarak fiziksel ve mental yorgunluktan bahsederek, yerinden memnun olmadığını dile getiriyordu.Daha sonra “kırk dakika olmasa bile beni bu pozisyonda görebilirsiniz, şampiyon olmak için her yerde oynarım demişti” ve dediğini yaptı ,bu pozisyonda oynayarak üst üste şampiyonluklar kazandı.              


MICHAEL JORDAN COULD HAVE BEEN THE                                                                             BEST POINT GUARD EVER ?


Bu iki efsanenin guard pozisyonu hakkındaki düşüncelerinden sonra kararı size bırakıyorum….

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...