Ana içeriğe atla

FENERBAHÇE ÜLKER'İN TERCİHİ


 
Khimki Moskova karşısında Fenerbahçe Ülker’in bu yıl nasıl basketbol oynayacağı hakkında bir fikir edindik. Aynı takım, geçtiğimiz yıl Euroleauge’in ilk maçında Caja Laboral’e 69-66 yenilirken potaya toplam 58 şut atmıştı. Dünkü maçta ise Fenerbahçe Ülker rakip potaya tam 75 atış denemesinde bulundu. Geçen sezon final oynayan CSKA Moskova ve Olympiakos’un sezon ortalamasının 66 top olduğunu düşünürsek, bu sezon Fenerbahçe Ülker’in tercih ettiği basketbol tarzının yüksek tempo olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz.  

YÜKSEK TEMPOLU BASKETBOL
 
 

Yüksek tempolu basketbol farklı bir oyun şekli. Eğer hızlı basketbol oynar ve maçı kaybederseniz gelen tenkitler yüzünden sistemi sorgulamaya başlarsınız. Aradaki fark aynı oyunun temposu gibidir: Bir anda açılır, bir anda kapanır. Eğer rakibi dağıtıp maçı farklı kazamadıysanız, dün akşamki gibi 80 sayı yersiniz ve birçok kişi savunma yapmadığınızı düşünür.

Temponun artması salonun atmosferiyle doğrudan ilgilidir. Khimki maçındaki gibi alınacak bir teknik faul, bir top çalma, yapılan bir blok ya da uzaktan atılan bir üçlük seyirciyi kolayca coşturabilir. Ancak bu oyun tarzını deplasmanlarda uygulamak oldukça zordur. Eğer Fenerbahçe Ülker bunu başarırsa yüksek temponun getirdiği rahatlığı, yani “elindeki tüm oyuncuları kullanma” lüksünü yaşayacaktır.

YENİ FENERBAHÇE ÜLKER
 

Simone Pianigiani bu sistemi seçerek doğru tercihi yapmış, çünkü hızlı basketbol için elinde çok uygun oyuncular var. Bu maçta topa yön veren Bo McCalebb ve Emir Preldzic 37 sayı atıp ve 7 asist yaparak yüksek tempoda kısaların ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Takım halinde alınan 37 ribaundun dağılımıysa dikkat çekici. Ömer Onan’ın Oğuz Savaş’tan daha fazla ribaund alması sizi şaşırtmasın, bu tarz basketbolda geçerli olan iki silah var: agresif olmak ve hızlı koşmak.

EN ÖNEMLİ İSTATİSTİK ŞUT YÜZDESİ
 
 

Euroleauge seviyesinde sadece hızlı hücumlarla sayı bulmak yeterli değil. Bu nedenle set hücumlarında başarılı olmak gerekiyor. Dün akşam Fenerbahçe Ülker her pozisyonda üstündü ve toplamda %60 ikilik şut yüzdesiyle oynadı. Özellikle set hücumlarında büyük üstünlük sağlayan Oğuz Savaş pota altında %83 gibi müthiş bir isabet oranı yakaladı. Dış şutuna izin verilen McCalebb ısrarla içeriyi zorlayarak %61 ikilik oranı yakalarken, yüksek tempoyla coşan Emir Preldzic de hiç iki sayılık atış kaçırmayarak %100 oranını yakaladı.  

Khimki maçını seyrettikten sonra, Fenerbahçe Ülker’in rakiplerinin birinci amacı art arda gelen hızlı hücumları durdurmak ve tempoyu ele geçirmek olacaktır.

 

 CEM AKDAĞ

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...