Neden genç kuşak, Türkiye’ye basketbolu getiren, öğreten ve
çağ atlatan antrenörleri tanımaz, neden geçmişte basketbola hizmet veren
kişileri daha fazla onurlandırmayız?
Kulüp yöneticilerinin bulundukları pozisyonları uzun süre
koruyamayacaklarını düşünerek, kısa zamanda başarıya ulaşma isteklerini çok yadırgamıyorum.
Ancak bulunduğu pozisyonu kaybetme endişesi taşımayan yönetici ve kulüp başkanlarının,
uzun zamandır basketbolun içinde olmalarına rağmen, orta vadeli planlardan bile
kaçınmalarını anlamakta zorlanıyorum.
Amerika’da ki basketbol organizasyonun üstünlüğünü kimsenin
tartışacağını sanmıyorum. Bence teknik olduğu kadar idari yönden de örnek
almamız gereken çok fazla konu var.
Mesela istatistik konusu, 1000 sayı ve 500 galibiyet, en çok
ribaunt veya asist, eğer her kulübün ve her oyuncunun bu tarz istatistikleri
tutulsa ve duyurulsa, öncelikle medyanın çok işine yarayacağını düşünüyorum.
İstatistikler aynı zamanda kulüplerin ve oyuncuların
motivasyonlarını artıracak, ilgiyi farklı boyutlara taşıyacaktır.
Özellikle medya ve kulüplerimiz neden bu konuda hiçbir şey yapmazlar ?

Yorumlar
Yorum Gönder