İlk basketbol ile tanıştığımda Türkiye’de televizyon yoktu.
Belki çoğunuza garip gelecek ama şu anda ikinci ligde her takımda görmeye alıştığımız Amerikalı oyuncuların resimlerini bile görmemiştik.
Yalova’da ki bazı dükkânların, Amerikan üstlerindeki askerlerden eski kitap ve
dergileri alıp sattığını öğrenince, bu dükkânları her ay düzenli olarak ziyaret
etmeye başladık.
Aşağıdaki tercüme o dükkânlardan aldığım bir kitaptan.
Pozisyonum guard olduğu için o dönem kısalar ile ilgili bulduğum tüm bilgileri
toplardım. Şimdi TV yorumcusu olarak gördüğümüz Walt Frazier o dönem, kıyafeti,
sosyal yaşamı ve basketbolu ile çok özel bir oyuncuydu.
Ben savunma yaparken tutuğum adamın her an şut atacağını ya
da bir arkadaşının ona perdeleme yapacağını düşünürüm sanki araba kullanırken
her an önüme bir yaya atlayacak gibi..
1967 yılında Hal Greer ‘e tutma görevi bana verilmişti, o
maçta ne yaptıysam Hal’ı durduramadım. Karşımda istediği hareketi yapıyor beni
rezil ediyordu, sonunda beş faul alıp oyunu terk ettim.
Savunmada rakibim tamamen dağıldığı zaman tatmin olurum,
rakibim pasları sahanın dışına atıp, topları ayağına dolaştırmaya başlarsa işi
bitti demektir. Artık yaşadığı hayal kırıklığını yüzünde görebilirsiniz,
onu bu duruma sizin savunmanız getirmiştir.
Ben top çalmaya bu noktadan sonra başlarım, dağılan
rakip oyuncu refleksleri ile hareket etmeye başlar, artık ne yapacağını tahmin
etmek çok zor değildir.
Bir iki top çalmak bana hiçbir zaman yetmez, bu yüzden hep
topun etrafında dolaşırım. Çaldığınız toplar nedeni ile rakip takım mola
aldığında dünyanın en mutlu oyuncusu olurum.
Bir guard olarak, oyunun akışı altında olduğumu bilirim, aslında
oyunun gidişini, aldıkları ribauntlar ve yaptıkları smaçlarla nedeni ile uzun oyuncular
değiştirir ancak top çalmaya başlarsanız artık kontrol size geçmiş demektir.
Bob Cousey bir maçta iki üç top çalardı, ben bir maçta on, on
iki top çalabilirim. Bir defa Atlanta da üst üste tam sekiz top çaldım o an
karşımdakilere nasıl top getirebileceklerini söylemek isterdim.
1969-1970 de NBA şampiyonu olunca tüm takımlar benden korkar
oldu sürekli olarak beni toptan uzak tutuyorlardı, benim adamım hiç top getirmiyordu.
Ancak en komik olay Detroit'de oldu tutuğum adam sahanın köşesinde duruyor hiç
hücuma iştirak etmiyordu, ne zaman topa yaklaşsam hakeme beni şikâyet ediyor
illegal savunma yaptığımı söylüyordu.
Ellerimin ne kadar hızlı olduğu herkes tarafından öğrenilince,
bir arkadaşım kendisini daha süratli olduğunu üç sineği aynı anda yakaladığını söyledi.
Ona benim böyle bir şey yapma şansım olmadığını sineklerin etrafımda
dolaşamadıklarını söylemiştim.
Benim bu savunma merakımı kolejde sınıfta kalınca başladı,
maç yapamadığımız için coach Jack Hartman, bana ve dört arkadaşıma bir yıl süresince
sadece savunma çalıştırdı. Asıl takıma bir yıl savunma yaptık, sinirimden hücumu
bozmak için elimden gelen her şeyi yaptım. Ben ve arkadaşlarım hücuma tam
anlamıyla savaş açmıştık. Bugün Hartman’a minnet duyuyorum.
Birisi,iyi savunmayı halk göremez demişti ama ben gittiğim
her yerde saygı gördüm. Savunma arzu ve azimle olur, eğer birini durduramazsam
olaya şöyle bakarım, en azından benim attığımdan daha az atsın.
Savunma sırasında seyirci fazla reaksiyon göstermez ama bir
top çalma bir blok seyirciyi çılgına çevirir.
CEM AKDAĞ






Yorumlar
Yorum Gönder