Ülkemizde nüfusumuza göre çok az basketbolcu var ve bunun önemli nedenlerinden biri basketbolun gençlere çok zor bir spor olarak tanıtılması.
Ve altyapı antrenörlerinin hem bireysel hem de takım çalışmalarında temel bilgiler yerine erkenden ileri
seviye konulara girmesi.
Oyuncular basketbolu satranç gibi öğrenirlerken spordan uzaklaşıyorlar.
Oyun oynamaktan çok uslu
bir lise talebesi gibi davranıyorlar.
Algılaması daha iyi olan çocuklar hemen öne geçiyorlar ve böylelikle çok erken bir eliminasyon başlıyor.
Bir
bakıma ilk okul çocuklarına lise bilgisi veriyoruz ve çocukların büyük kısmı bu oyuna karşı erkenden heyecanını kaybediyor.
1974 - 2004
Yıl 1974
Galatasaray A takım oyuncusuyum ve Amerika’ya giden takımın kadrosundayım.
Miami’de küçük kolej takımları ile
maç yapıyoruz ancak ben takımın en genci olduğum için hiç süre alamıyorum.
Sezon
başı olduğu için kolej takımları henüz kadrolarını tespit etmemişler bu nedenle
kadrolarında en az 20 oyuncu var ve denemek için hepsine süre veriliyor.
Bu
arada oynayanların çoğu da benim yaşımda..
Bizim takımda ise A Milli takım
oyuncularından Doğan Hakyemez, Nur Germen, Cihangir Sonat gibi ismini
sayamadığım birçok kaliteli oyuncu var.
Ancak bu tecrübeli kadroya rağmen bir tane bile maç kazanamamıştık !
Bizim
oyuncularımızdan çok daha genç ve tecrübesiz NCAA takımlarına karşı oynadığımız 13
hazırlık maçının 10 tanesini kaybettik.
Böylece
yaklaşık 30 sene arayla aynı tecrübeyi yaşamış oldum.
Amerikalı
gençlerin, tecrübe karşısındaki başarısını açıklaması çok zor değil.
Onlar
için karşılarındaki oyuncuların kim olduğunun hiçbir önemi yok .
Kafaları hiç karışık değil.
Bildikleri
basit temel teknikleri tüm güçleriyle yapmaya çalışıyorlar .
9 numara Filiz Yükrük
2001 -
2016
Yıl 2001
Bursa’da kadın basketbolu takımımız daha önce Türkiye’de son saniye basketi ile
yendiğimiz İsveç’in ev sahipliği yapacağı eleme gurubu maçlarına gideceğiz.
Kadromuzda
Nevriye Yılmaz dahil üç tane önemli oyuncu sakatlanmış.
Tüm gençleri almamıza
rağmen eksiğiz ve oyuncu bulmakta zorlanıyoruz.
Yaklaşık
iki sene önce basketbolu bırakmış olan Filiz Yükrük’ü kampımıza çağırdık ve bir
haftalık antrenman sonrası şampiyonaya gittik. Şampiyonanın en kritik maçında
Filiz 18 sayı atarak yarı finallere katılmamızı sağladı.
Yıl 2016
artık bayan milli takımımız Avrupa ikincisi olmuş ve ikinci defa olimpiyatlara
gidiyor ve yine basketbolu bırakan, bir senedir kendi mesleğini yapan Şebnem
Kimyacıoğlu milli takıma çağırılıyor her zamanki gibi takıma büyük katkı
sağlıyor.
Hem
Filizi’in hem de Şebnem’in ne kadar önemli sporcular olduğunu hepimiz biliyoruz
ve umarım tüm sporcularımız da onlar gibi olurlar.
Ancak
aradan geçen bu kadar sürede, bu pozisyona bir tane oyuncu yetiştiremiyorsak. O zaman
yanlış giden bir şeyler olduğu kesin.
Yorumlar
Yorum Gönder