Ana içeriğe atla

GALATASARAY VE DENTMON





GALATASARAY T.E.D MAÇI




Sonucu belli olan, istim üzerindeki Galatasaray ile zayıf kadrolu T.E.D maçının tamamını izlemesem de ,Ergin Ataman’ın da içinde olduğu bir gurup gibi ben de, “Bu takım Dentmon’dan  nasıl yararlanacak? ” düşüncesiyle maçın yaklaşık yirmi beş dakikasını izledim.

Yorumumu yapmadan önce sezon başında oynanan Kızılyıldız maçından sonra bloğum için aldığım bir notu burada paylaşmak istiyorum.

GALATASARAY KIZILYILDIZ MAÇINDA NE OLDU?

Ergin Ataman’ın maç sonunda  söylediği gibi rotasyon sorunu yaşandı..

Rotasyona giren oyuncuların form durumlarını bir tarafa koyacak olursak ,bu seviyelerde kolaylıkla yer alacak kapasite de oldukları bir gerçek .

Ancak sorun, yeni oyuncuların takımın oyun tarzına uyum sağlamamalarından kaynaklanıyor.

Basketbol maçında hızlanan ve yavaşlayan bir tempo söz konusu, oyuncuların özelliği ne olursa olsun, her tempo da kendilerine bir rol biçerler. 

 Örneğin; hızlı hücumda çok çabuk bir oyun kurucu eğer takım arkadaşları hücum ribaunduna giremeyecek kadar yavaş kalıyorsa ancak pota altından garanti bir atışı kullanır, uzak bir atışı tercih etmez .

Set hücumunda ise tüm maç süresince kendisi için organize edilen birebir veya ikili izolasyonlar dışında, takım oyunu içinde bulacağı cezalar ile skor ve asist bulmaya çalışır.

Eğer takımınızda uyum sorunu yaşayan bu tarz oyuncular varsa, onlar uyum sağlayana kadar rotasyonunuzu daraltıp tempoyu düşürmek daha yararlı olabilir.






GENİŞ ROTASYON ŞART

Tabii o günden bu yana birçok şey yaşandı tempo düştü, rotasyon daraldı ,bazı oyuncuların form düzeyleri yükseldi.

Ancak Ergin Ataman daha sonra oynayacağı yaklaşık 50 maçı düşünerek rotasyonu zenginleştirmeyi düşünüyor.

Bu maçta tecrübeli koç, sürekli olarak Dentmon’un devreye girmesi için uğraştı ,Atman'ın bu kadar çabasına karşı aynı çabayı skorer guardan göremedik, hatta Ataman ileride önemli katkı beklediği tecrübeli oyuncunun daha uzun sahada kalması için sürekli olarak Can ile birlikte adeta iki numara gibi oynattı.

Bazı anlar vardır ki oyuncu ve koçlar için neyin önemli olup olmadığını yüzündeki ifadeden anlarsınız, Dentmon’un İlk periyot sonunda yaptığı smaç denemesi sonrasında Ergin Ataman’ın ve skorer guardın yüzlerindeki ifadeler, ne kadar farklı  düşündüklerini gösteriyordu.

Dentmon Galatasaray’ın kendisine ne kadar ihtiyacı olduğunun henüz bilincinde değil.
Umarım bir an önce bunun farkına varır, çünkü Ergin Ataman onsuz bir yol bulmak üzere ..


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...