Ana içeriğe atla

NEDEN YÜZDE YÜZ ŞUT ATAN OYUNCU YOKTUR?



Yazının sonunda tavsiye edeceğim çalışma şekli size garip gelirse, lütfen başlıktaki sorunun cevabını verin ..

Bu blogda “şut” atmayı konu alan en az on tane post vardır.
Belki on tane daha koyabilirim.


Çünkü, şut teknolojinin bu kadar ilerlediği bir dünyada, her gün gözümüzün önünde cereyan eden ve bugüne kadar tam anlamıyla çözülemeyen bir sorun olarak duruyor.


Düzgün mekanik, çok tekrar , boş pozisyon bulmak  gibi klasik çalışmalar şut yüzdeleri üzerinde küçük farklar yaratsa da, bana, yapılan bu kadar çalışmanın ve verilen bunca emeğin karşılığı olarak çok az bir getirisi varmış gibi geliyor.


ŞANS DEMEK YETERLİ Mİ?

Bir de şu açıdan şuta bakın; Maç ve periyot sonlarında, orta sahadan veya kendi potasının altından yapılan atışları sokan oyuncuları. 




Bir şutu soktuktan sonra hepsini soktuğunu söylediğimiz ve  bugün ne atsa giriyor dediğimiz oyuncuları. Boşken atamıyor ama el üzerinden hepsi giriyor veya antrenmanda sokuyor, maçta sokamıyor, dediklerimizi . 



Her gün bu örneklerle karşılaşsak bile, bu konuya hiç kafa yormuyoruz .
Belki de bunların izah edilemez şeyler olduğunu düşünerek, şans deyip geçiyoruz.



FİZİK KURALLARI

Fizik kuralları şut atmanın sadece top ile ilgili olduğunu, vücudun bunda hiç bir rolü olmadığını söylüyor.




Tüm oyuncuların farklı fizikleri olması, 2.20 lik oyuncunun kol uzunluğu ile ile 1.80 lik oyuncunun kol uzunluğu farkı olması veya aşağıdan topu atanla, yukarıdan topu atanın arasındaki farkı düşünürsek, bu son derece haklı bir yorum.





Buna örnek olarak,  Rick Barry’i verebiliyoruz, eski bir NBA oyuncusu “karpuz atışı” denilen stil ile faul atışlarında  NBA da % 90 ile en yüksek yüzdeyi yakalamış .





ŞUTLA İLGİLİ OKUDUĞUM SON TAVSİYELER

 Yaptığınız her şeyi beyin kontrol eder .

Kontrol ise odaklanma ile mümkündür.

Saf odaklanma en iyi performansı getirir.

Bazı koçlar “fazla düşünme hemen at”  derken ,bazıları iyice konsantre ol öyle at derler ...



ÇALIŞMA ŞEKLİ 

Çalışmaya başlamadan önce vücudunuzu hissedin duyularınıza güvenin

Potadan 2 metre uzaklaşın ve topu tek elinize alın

Ve art arda şut atın ve sadece topa ve potaya odaklanın

Daha sonra gözlerinizi kapayın ve atmaya devam edin

Bu hissi aldıktan sonra her atışınızda aynı şeyi hissetmeye gayret edin

Düşünmeyi kesip hisse odaklanırsanız yavaş yavaş alışmaya başlıyorsunuz demektir.



İşin en ilginç kısmı bundan sonra geliyor, bu his maç sırasında kafanızı temizliyor ve korku dahil tüm etkileri ortadan kaldırıyor .

Ve bundan da ilginci, bu his size topu atabileceğiniz  en uygun şartları hazırlıyor ( hani sürekli olarak bulmaya çalıştığınız pozisyonu.)

Dolayısı ile potadan iki metre ötede attığınız şut sırasında yakaladığınız o his ,maç içinde de aynı his, dış etmenlerin hiçbir önemi yok .



Bu durumu izah etmek için şöyle bir örnek verelim . Müziği hissederek vücudunuzu hareket ettirebiliyorsanız, ( bunu herkes yapamaz ,bazıları ezberler yapmaya çalışır ,bazıları hiç yapamaz, bazıları ise hemen hisseder ) her yerde ve her şartta dans edebilirsiniz.

Unutmayın antrenmanlarda ne kadar attığınız ne kadar soktuğunuz önemli .

Antrenmanlarda boş değil bir hatta iki kişinin savunmasına karşı şut atın.

Daha zor olanı deneyin çünkü pozisyonu bulabileceksiniz . ( Maç sonlarında yapılan atışları şansa bak dediğiniz anları hatırlayın )

Oyuncularınıza gözler kapalı şut yarışması yaptırın.

                                       MÜZİK VE BASKETBOL





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...