
Bundan dört beş sene önce Antalya'daki seminerde yaptığım ön konuşma;

BAKIŞ AÇISI
Bugün hızlı hücum hakkında konuşacağım ve sizlere bazı driller göstereceğim.
Birçoğunuz bu drilleri hatta bunlardan daha etkili olanlarını biliyorsunuzdur.
Ancak burada önemli olan, bu drilleri uygularken neyi amaçladığım, neden bu drilleri seçtiğim ve ne gibi kazanımlar elde ettiğim olacak.

Basketbolu kontrol ve yüksek tempo olarak ayırmanın yanlış olduğunu düşünüyorum.
Basketbol yüksek tempo ile oynanmalı ve bu süreç kendi içinde kontrol edilebilmeli.

Hızlı hücum, top kaybı veya düşük yüzde için mazeret olmamalı .
Yavaş tempoda, top kaybetmeyen ve savunmada agresif olan ancak hücumda pasif oyuncuları her zaman yetiştirebilirsiniz.
Ancak esas mesele yüksek tempoda top kaybetmeden doğru seçimler yapan agresif hücum eden ve yaratabilen oyuncular yetiştirmektir.
Bu sebeple altyapılarda her zaman yüksek tempolu basketbolu tercih etmelisiniz.

SOKRATES DERGİSİ AĞUSTOS SAYISI (KAAN KURAL)
90'larda ilk defa NBA oyuncuları olimpiyatlara katıldığında yüksek tempoda ve birebir hücumlar ile rakiplerini bozguna uğrattığında, Bozidar Malkovic "bizler bu oyunu ne kadar yavaş oynadığımızı gördük" demiş .
Daha sonra Avrupa'da birebirlere mani olmak için, alan daraltma savunmaları ve agresif savunmalara hücum ederken sahaya geniş yayılarak hücumlar geliştirildi.
Kurallarda yenilikler geldi örneğin tempo farkını kapatmak için hücum süresi 30 saniyeden 24 saniyeye düştü.

İŞLER DEĞİŞTİ
Şimdi ise Avrupalılar Amerikalıların yaptıklarını yapıyorlar onlar kadar bireysel olmasa da takım olarak organize geçiş hücumları oynayarak Amerikalıları yenmeye çalışıyorlar.

TAKIMINIZ İÇİN EN UYGUN TEMPO HANGİSİDİR
Maç ve periyot sonlarını bir kenara koyarsak ,her takımın yüzdelerinin arttığı ideal bir temposu vardır.
Temponuzu ölçmeye önce tüm kullandığınız top adetini tespit etmekle başlayabilirsiniz.
Tüm kullandığınız ikilik ve üçlük atışların üzerine kullandığınız serbest atışların yarısını ilave edin bir maçta rakip potaya attığınız top miktarı ortaya çıkar .
Top kayıpları, top kapmalar ve hücum ribauntlarının bu sayıyı etkilediğini göz önüne almanızda yarar var.
Bu rakam 60 ile 80 arasında değişir.
Eğer denk takımların mücadelesinde 50'ler ve 90'lar varsa sahada farklı bir şeyler oluyor demektir.

SKOR SİZİ ALDATMASIN
Her hücumu 24 saniyenin sonunda kontrollu bir şekilde kullanırsanız, top kullanma adeti ve dolayısıyla skorunuz düşer.
Her topu on saniye içinde kullanırsanız skorunuz artar .
Bu durumda skorun az olması veya çok olmasının savunmayla ilgisi yoktur.
55 sayı atan bir takım, rakibi 50 sayıda tutuysa maçtan sonra "çok iyi savunma yaptık" cümlesinin doğruluğunu teyit etmek için, kullanılan top adetleri ile atılan sayı miktarının oranına bakmak gereklidir.

Birinci saniyede pres ile top kapan ve skor bulan bir takımın yaptığı savunma ,rakibe 24 saniye atış imkanı vermeyen bir savunma ile kıyaslandığında, olaylar hızlı geliştiği için ve fazla efor sarf edilmediği düşünüldüğünden yeteri kadar prim almaz.
Halbuki efor antrenmanlarda harcanmıştır ve karşılığı da maçta alınmıştır.
Bunu averaj seyirci anlayamaz.
Bu sebeple maç sonuçlarını değerlendirirken skordan farklı istatistiklere bakmak gerekir.


Bu görünüşe göre her geçen gün top kullanma adetleri artmakta .
Gelişmeye uyum sağlayabilmemiz yapmamız gerek ilk değişiklik ,antrenmanlarda hızlı hücum ve tam saha pres eğitimine verilen zamanı artırmaktır.

Hızlı oynarken kontrol fikrine alışmak için ,hiç pas vermeden veya asist olmadan yapılan atışlara eskisi kadar negatif tepki vermemek gerekli .
Tabii özel bir durum değilse ve oyuncu bunu yapabilecek kapasitedeyse (Cedi Osman örneği ) .


Yorumlar
Yorum Gönder