Ana içeriğe atla

OYUNCU KAÇ SENEDE YETİŞİR



Ülkemizde bir çok konuda olduğu gibi uzun vadeli planlar ve projeler yapılmaz.

Bir defasında erkek altyapı milli takımı için ,beni federasyona çağırdıklarını ve haftaya Fransa’da bir turnuva var oraya gideceksin dediklerini bile hatırlıyorum.

Aslında basketbolda seçtiğim oyun tarzı gibi  hızlı hareket etmeyi seven bir yapım var . Zaten geçmişte yaptıklarımdan bunu kolayca anlamanız mümkün.

A takım antrenörü olduktan sonra  hep düşünmüşümdür, bir genç oyuncunun A takımda oynayabilmesi için ne kadar zamana ihtiyacı var?

Aslında cevabı çok kolay gibi geliyor, iki küçük, iki yıldız ve iki genç takım senesi ,yani toplam altı sene sonunda oyuncunun A takım yaşı geliyor .


Ufuk Sarıca Efes Pilsen minik takımda başladığı kariyerine 
üstyapıda A takıma çıktığı ilk sene, yani tam altı senede ulaştı.

Acaba yıldız takımda başlasaydı daha mı farklı olurdu? hiç sanmıyorum, hatta, bazı özel yeteneklere (Erman Kunter gibi) sadece genç takımdaki bir sene bile yeterli oluyor.

 2010 -2017 GALATASARAY  

2010 senesinde Galatasaray takımını çalıştırırken Göksenin Köksal’ı A takım almıştık.




Daha sonra İzmir’deki Türkiye şampiyonasına gittiğimde, Göksenin ve Furkan Aldemir turnuvanın en iyi oyuncularıydı. Ancak Galatasaray takımında ,Muhammed  Baygül  dikkat çekici bir performans ortaya koymuştu. 

Muhammed bugün KSK ‘da birbirinden atlet oyuncular arasında kendini kabul ettirdi ve maç başına ortalama 22 dakika alıyor.
Muhammed’in bu noktaya gelmesi A takıma çıktıktan sonra tam yedi sene sürdü.
Özel bir yetenek olan Furkan'ın o günden bu yana gelişimini hepimiz yakından takip ettik . Ve Furkan'ın oyuncu kimliği herkes tarafından biliniyor. 
Göksenin ise genç takımda ortalama 35 sayı atarken A takımda önce savunmasıyla kendini  kabul ettirdi ve aradan geçen yedi sene sonunda hücumda topu yönlendiren oyuncu olarak farklı bir boyuta geçti .

Birçok farklı örnekler olmasına rağmen, bence yıldız takımın son senesinde antrenmana başlayan ve oyuncu yetiştirme konusunu önemseyen bir antrenörün nezaretinde üç sene altyapı eğitimi alarak maç yapan bir oyuncu , ardından üst yapıda, farklı ortamlarda ( 2. Lig gibi..) geçireceği iki sene sonunda kendini ispat ederek basketbolcu olabilir.

Basketbolcu olma arzusu , irade ve  çalışma bu işin olmazsa olmazıyken, şansın da  önemini yadsımamak lazım .    

  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...