Ana içeriğe atla

EGEHAN ARNA İLK BEŞ ÇIKSA..


 Eğer mesleğin içinde değilseniz, bir basketbol maçını seyretmeniz için en önemli neden , sadece gönül verdiğiniz takımı izleyip desteklemektir.

Ancak, bir de oynanan basketboldan zevk almak ve “işte şu çocuk ileride yıldız olacak” diyebilmek gibi farklı bir bakış açısı var. 

Zalgiris karşısında Fenerbahçe’nin ilk beşinde Egehan Arna yer alacak ! 
Bu cümle sizde nasıl bir his uyandırdı ? Müthiş değil mi? 
Umarım ileride, bu da gerçekleşecek.

İnanın basketbola bu açıdan bakan bir çok kişi olduğunu çok iyi biliyorum, ama onlar ne zaman bu konuyu dile getirseler fikirleri pek ilgi çekmiyor ve  anlamsız çekişmelerin tozu dumanı arasında kaynayıp gidiyor.



Örneğin ; Basketbolu çok iyi bilen ancak mesleği icabı açıkça konuşamayacak bir tanıdığım “TBL de NBA takımlarının ilgilenebileceği uzun genç bir oyuncu var ancak beş numara oynatıyorlar, eğer böyle devam ederse ileride hiç bir şansı yok “ diyor.
Bir başka duayen BGL maçında “ne işim var benim böyle bir maçta yürüyor bu çocuklar “ diyerek maçı terk ediyor.

Çok tecrübeli bir başkası “ Bunların arasından yıldız oyuncu çıkmaz” diyerek salondan ayrılıyor. 

Çok uzattım biliyorum, ama maalesef kazanmak kaybetmek ekseninde kalan insanlar, kimin ne yaptığını nereden nereye geldiğini göremiyor ve bu da yarım asırdır içinde olduğum basketbolun, boynuna sarılmış bir ip gibi ileriye atacağı o büyük adıma izin vermiyor.



Aslında konumuz, BGL Final four ‘u , harika bir ortam, inanın o sahadaki çocukların ve koçların yerinde olsam her halde rüyadaydım derdim. 

Bence kesinlikle Avrupa’da böyle bir organizasyon yapılmamıştır. 

Emeği geçen herkesi kutlarım ,inanılmazdı..

Genç basketbolcuları heyecanla izleyen bir koç olarak tek bir yorum yapacağım ; Oyuncuların güçleri ve fizikleri üst seviyede, mücadele hırsından bahsetmeme gerek bile gerek yok. 

Ancak eminim ki koçlarımız, önümüzdeki yıllarda oynanan basketbolu biraz daha güzelleştirmek için çaba gösterecek  ,oyuncuları biraz daha özgür bırakacak, onların daha fazla hata yapmalarına izin verip, yeteneklerini korkusuzca göstermelerine izin verecekler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...