Ana içeriğe atla

YETENEĞİ KEŞFETMEK



Hayranlıkla seyrettiğimiz NBA yıldızlarının birbirinden ilginç hikayeleri var. Bunların arasında beğeneceğinizi umduğum bir tanesi de Tim Duncan'a ait 
( Orijinal adı March Madness olan “Bir Çılgınlık Yürüyüşü” adlı kitaptan alıntıdır.) 


Dave Odom ve Timmy Duncan’ın ilişkileri koç oyuncu ilişkisi olduğu kadar ,nerdeyse koç asistan veya iki arkadaşın ilişkisi gibiydi. 
Neredeyse ilişkilerinin ilk gününden itibaren Odom ,Duncan’ın diğer basketbol oyuncularından farklı olduğunu anlamıştı.


Duncan, Virgin Adaları’nda ,St. Croix’de büyümüş, liseye gelene kadar ciddi olarak hiç basketbol oynamamıştı. Ondan önce bir süre futbol oynamıştı ve de muteber bir yüzücüydü. 


Ama büyüdükçe ve lise ikide 2.05 ‘lik boya ulaştıktan sonra , asıl oyunu basketbol olmuştu.

Bir yaz Ohio State ‘in basketbol yaz kampına katılmış ama Ohio State koçları zayıf, uzun ince bacaklı ve ham olduğu için onda özel bir şey göremediklerinden dolayı onu umursamamışlardı.


Odom onu ilk defa kendisinin ilk üç takımında da başarılı bir pivot olan ve ABD U16 takımında oynamak için Virgin Adaları’na giden Chris King’den duymuştu. King yolculuğunun nasıl geçtiğini söylemek için Odom’u görmeye gitmişti. “Ee, almamız gerektiğini düşündüğün birisiyle karşılaştın mı? “ diye sormuştu Odom şakayla karışık.



“Evet, belki birisi,”diye yanıtlamıştı King. “St .Corix’de rakip takımda oynayan epey sıska bir çocuk . Ama şunu söyleyeyim ,ham da olsa epey yeteneği var. “

Odom çocukla ilgili bir şeyler duyan birilerinin olup olmadığını görmek için birkaç telefon görüşmesi yapacak kadar meraklanmıştı. 
Bir kaç kişi duymuştu. 
Odom oraya gitmeye değeceğini düşünmüştü. 
Sonuçta Virgin adaları o kadar uzakta sayılmazdı . 
Odom uçağa binmiş ve sonra da her gün en iyi oyuncuların toplandığını duyduğu bir basket sahasına gitmişti. 



Odom sahayı karşıdan gören bir çimenli bir tepeciğe oturmuş ,aşağı bakmış ama Duncan’ı görememişti.

Duncan gelip de yanına oturduğunda , neler olup bittiğini anlamak için kalkıp gitmek üzereydi.

“Sakin ol koç .” dedi Duncan . 
Ona St. Croix’deki sokak basketbolu siyasetini anlattı . 
Büyük bir Amerikan üniversitesi koçunun şehre geldiği duyulunca , adada şimdiye kadar eline basket topu almış kim varsa oynamaya gelmişti. 

Duncan on altı yaşında olduğu için korttaki en genç çocuktu. 
“Eğer ilk maça çıkarsam kızarlar ve beni kötü takıma verirler.” Dedi.  "Kaybeder, bir saat daha sahaya çıkamam  . Ama ilk maçta kenarda oturur sonra kendi takımımı seçersem , oraya çıkınca epey süre kalırım.”

Bu Odom’un Duncan’ın kavrayışı ile tanışmasıydı. 

Duncan oynamaya hazırlanmak için ayağa kalktı .
” Bir şey daha var ,Koç.” 
“Neymiş” diye sordu Odom. 
“Bu oyunu oynayabilirim.”

Günün sonunda Odom ikna olmuştu.










Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...