Ana içeriğe atla

ASİ RUHLU OYUNCULAR


 

Antrenörlük hayatımda beni en çok etkileyen sözlerden birini, tecrübeli bir yöneticiden duymuştum; asi ruhlu bir oyuncu için, çok sorunlu olduğunu söylediğimde, bana, “Seni niye antrenör yaptık sanıyorsun sorunsuz olsa ben de oynatırdım” cevabıydı. 


ALTYAPI 

Özellikle altyapı antrenörlerinin en sık karşılaştığı sorunlardan biridir bu. 

Siz bilgi ve birikiminizi tüm oyunculara aktarmak için çabalarken , aralarında biri adeta size mani olmak için çırpınır durur. 

Aslında o anda oyuncunun neler yaptığı sizi ilgilendirmez , siz sadece yaptığınız işi bozan bir oyuncu görmektesinizdir.

Örneğin, çember altında birebir oynamak için topu içeri vermesini istediğiniz bir oyuncu, pas yerine başarılı bir üçlük attığında bile, siz giren basketi görmez, o oyuncunun  vermediği pası görürüsünüz. 

Sorun öyle bir noktaya gelir ki , o oyuncu, ya sizin söylediklerini yapacaktır ya da kenarda oturacak, hatta bir müddet sonra takımdan atılacaktır.

Yetenek ve psikoloji olarak oyuncuları üç farklı kategoriye ayırmak mümkün.

Çok sık karşılaştığımız bir gurup; duygularını kontrol edemeyen yetenekleri sınırlı oyuncular , pek sık karşılaşmadığımız diğer bir gurup ; yetenekli ve duygularını kontrol edebilen mükemmel oyuncular . 
Ve yazıya konu olan duygularını kontrol edemeyen yetenekli oyuncular.


Asi ruhlu , yaratıcı oyuncular her zaman koçları ile çatışır . 
Koçlar, yaratıcı olmayan , yetenekleri sınırlı olan oyuncuları nasıl yukarıya çekiyorsa , (düzeni sağlamak için ) asi ruhlu yaratıcı oyuncuları da aşağıya çekerler. 

Bu çelişkiyi gidermek için oyuncudan geri adım atmasını beklemek yerine koçun bakış açısını değiştirmesi lazımdır .

Maç ve turnuva sonlarında, koçların etkisinin azaldığı , kullanılan her topun sonucu belirleyeceği anlarda, sorumluluk alacak oyuncular bu oyunculardır . 
Ve bu oyuncularla barışmak için ilk adımı koçların atması gerekir.

Bakın Dennis Rodman gibi bir oyuncuyu oynatan Phil Jackson bu konuda neler diyor ..


Zen öğretmeni Shunruyu Suzuki zihni çayırdaki bir ineğe benzetir . İneği küçük bir avluya kapatırsanız gerginleşir, sinirleri bozulur ve komşunun otlarına dadanır. Ama onu rahatça dolaşabileceği geniş bir çayıra salarsanız daha mutlu olur ve gözü başka tarafa kaymaz. Buna göre disipline olan bu yaklaşım çocukken içime yerleştirilen o kısıtlı düşünme sistemine kıyasla daha ferahlatıcı olmuştur.

Oyuncuları fazla kısıtlarsanız sistemle mücadele etmek için çok fazla zaman harcayacaklardır . 
Herkes gibi onlarında hayatlarında belli düzeyde bir düzene ihtiyaçları vardır ama aynı zamanda kendilerini yaratıcı bir şekilde ifade edebilmek için yeterli serbestliğe de gereksinim duyarlar. Aksi takdirde o küçücük avluya kapatılmış inek gibi davranmaya başlarlar.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...