Bireysel oyuncu gelişimi için yapılan bu harika organizasyonlar bizim zamanımızda yoktu . Bizler kendi çabamızla ve daha önce "oyuncu olan" altyapı antrenörlemizin çabalarıyla öğrettikleri bu silahları edinirdik.
İşte aklımdan hiç çıkmayan üç hikaye:
İşte aklımdan hiç çıkmayan üç hikaye:
Galatasaray yıldız takım oyuncusuydum, Spor Sergi Sarayı’nda bir maç seyrediyordum , deplasman takımı Şekerspor’un guardı çok güzel bir hareket yaptı ve karşısındaki adamı geçti.
Çok hoşuma gitti. Oturduğum tribünü değiştirdim ve sahayı yandan gören bir yere geçtim. Ve o oyuncunun bu hareketi tekrarlamasını bekledim. Ve o açıdan hareketi bir kere daha görme şansını yakaladım.
Çok hoşuma gitti. Oturduğum tribünü değiştirdim ve sahayı yandan gören bir yere geçtim. Ve o oyuncunun bu hareketi tekrarlamasını bekledim. Ve o açıdan hareketi bir kere daha görme şansını yakaladım.
O günden sonra bu hareket benim imza hareketim oldu .
O oyuncuda hepinizin yakından tanıdığı Aydın Örs’tü .
Yıllarca açık sahada ve tek pota maçlarda sağ elimi kullandığım için, rakipler hep sağ tarafımı kapatırdı , sol elim pek gelişmediğinden karşımdaki adam geçmekte zorlanırdım.
Ancak Aydın ağabeyden gördüğüm hareket sol elimi kullanmadan rakibi sol taraftan geçmemi sağlıyor ,sadece geçtikten sonra sol elimi kullanmama ihtiyaç bırakıyordu .
Yıllar sonra aynı hareketin videosunu buldum :
Ancak Aydın ağabeyden gördüğüm hareket sol elimi kullanmadan rakibi sol taraftan geçmemi sağlıyor ,sadece geçtikten sonra sol elimi kullanmama ihtiyaç bırakıyordu .
Yıllar sonra aynı hareketin videosunu buldum :
İKİNCİ HİKAYE
Yine yıldız takım oyuncusuyken aynı salonda "ikinci lig" maçında bir NBA oyuncusunun yaptığı hareket oturduğum yeri değiştirmeme sebep olmuştu .
Oyuncunu ismi George Nash, takım da o zamanlar ikinci ligde mücadele eden Darüşşafaka takımıydı.
Hareket ise herkesin o zamana kadar tam dönmeden el değiştirdiği reverse hareketinin yeni versiyonuydu, aynı elle yüz seksen derece dönmek.
ÜÇÜNCÜ HİKAYE
Galatasaray’ın yardımcı antrenörüyken antrenman dışı bir saate oyuncularla birlikte potaya atış yaparken aklıma geldi ve sevgili Murat Yenal’a oyunculuğum sırasında kullandığım bir hareketi gösterdim .
Hareket normal bir turnikeydi ancak topu pota altından değil potayı geçtikten sonra elden çıkarıyordunuz ve rakip zamanlamayı yakalamadığı için blok yapamıyor kolay bir sayı atıyordunuz.
Yıllar sonra bir gün sohbet ederken Murat bana ona gösterdiğim bu hareketi ABD’de kolej takımında oynarken defalarca kullandığını söylemişti.

Yorumlar
Yorum Gönder