Ana içeriğe atla

"PİCK AND ROLL'SÜZ GECELER" HAYRİ SOLMAZ

"Bak adamlara nasıl yapıyorlar , biz de hayatta olmaz." Bu sözü bırakalı uzun zaman oldu. 
Çünkü o adamların kültürü, yapısı, şartları , bakış açıları çok farklı, çünkü o adamların da birbirlerinden çok şikayet ettiklerini duydum. Hatta kavga ettiklerini..
  
Netice olarak hepimiz insanız , hepimiz "daha çok var olmak" için çaba harcıyoruz , gençler yer kapmak için bir savaş halinde , ileri yaşta olanlar yerlerini tutmak... "Tecrübe" , gençlerin duymak istemedikleri sözcük onun yerine "onlar eskidendi şimdi işler değişti" demeyi tercih ediyorlar . 

Ancak tecrübelerden yararlanan gençleri de unutmamak gerekir.

Jose Saramago'nun bir kitabında ,yaşlı adam yeni bir işe başvuru yapmadan önce orta yaşlı bir arkadaşı diyor ki tamam eski tecrübelerinden bahset ancak eskiyi ve yeniyi bütünleştirmeyi sürekli olarak vurgula.. "Bütünleştirmek..." İşte bu yazıda kardeşim Hayri Solmaz (15-16 yaşında eğitim çağında olan oyucular için)  Pick and Roll'ün ne kadar zararlı olduğunu ( eskiyi ve yeniyi bütünleştirerek ) anlatmış. 

Tecrübe...


Bu geceki konumuz P&R, yani "pick and roll", yani "top elinde olan oyuncuya topsuz oyuncunun yaptığı perdeleme ile bu oyuncuya top sürerek yeni hücum olasılıkları yaratma şansı veren düzenek". Her seferinde yukarıdaki ya da benzer saçma bir tanım söylenemeyeceği için kısaca P&R, yani "pikenrol"... 

Son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim ve hemen küfürleri işitmeye başlayayım: P&R Avrupa basketbolunun aczidir; daha da fazlası, dünya basketbolunun NBA'ya karşı zayıflığını bertaraf edebilmek için laboratuvarda geliştirdiği yapay bir üründür; doberman köpeği gibi... 

Oyuncuyu "çok işi yapabilen oyuncu" haline getirmiyorsan, daha kolay, daha tanımlı, daha güdülebilen, "koçun söylediklerini harfiyen yapan" robot haline getirebilirsin... Nitelikli hücum oyuncusu yetiştiremiyorsan, nitelikli hücum sistemi geliştirirsin... Bunun adı da "pikenrol hücumu", yani "toplu oyuncuya yapılan perdeleme sonucu bulunacak üç - beş pozisyonu en iyi oynayabilen görev oyuncularının oyunu" olur ve spor sözlüklerinde yerini alır. 

Henüz eli top tutmayı beceremeyen bacak kadar bebelere bile P&R öğreten herkese sevgilerimi sunuyorum.

Körün taşı da ne biliyor musunuz? P&R saltanatının bütün dünyayı bulaşıcı bir salgın gibi sardığı son 10 yılın bu son iki yılında bir tane bebe çıkıyor ve canının istediğini istediği anda yapabiliyor, mesafe ve zaman tanımıyor, izansızlığın ve hadsizliğin zirvelerinde dolaşıyor, bütün kuralları alt üst edebiliyor. Bakınız; Necip Kapanlı'nın Stephen Curry videoları...

Ben iyi basketbolun ne olduğunu öğrenmeye, Meysu, İstanbul Bankası ve Hortaş gibi kocalarla evlenip boşanan Yenişehir Spor Kulübü'nde başladım. Kısıtlı fiziki şartlarda ne çok oyuncu üretildiğini, ne olursa olsun oyuncu geliştirmenin temel amaç olduğunu orada öğrendim. Genç takımında 5 yıllık asistan antrenörken biri bizde yetişen, diğeri de bizde gelişen iki tane A Milli oyuncumuz vardı. O kadroda daha neler vardı; 2 - 3 yıl sonrasının A Milli oyuncusu, 1. Lig oyuncuları, 2. Lig oyuncuları... Hatta sakatlanmasalar, ya da yaşamın diğer boyutlarını seçmeseler belki de en az tanınan o oyuncular kadar iyi oyuncu olabilecek ama kimsenin tanımadığı erken veteranlar... 

Demem şu ki, benim o dönemde, o yuvada öğrendiğim insanın geliştirileceği paradigması idi, düzenin ya da sürecin değil. Haa bu arada; P&R o dönemde de oyunun bir parçası olarak oynanırdı ve bizim bebelerin hepsi de oynamasını bilirdi. Fark şu ki, P&R oyunun ana ekseni değil, bir parçası idi. 

En ağır gelen de ne biliyor musunuz? "Düzen değişti abi, artık senin gibi düşünen kalmadı, yapacak bir şey yok" diyen o dönemki bazı bebelerim ve sonrasında yolumuz kesişen bazı antrenör arkadaşlarım...

Bunları niye mi yazdım? Ne bileyim, belki de uzun süredir yazmadığım için canım istemiştir. 

"Pikenrolsüz geceler" dilerim...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...