Ana içeriğe atla

PANDEMİ YASAĞI BİTTİ FARK YARATALIM MI ?




Sonunda salona girdik, on iki yaş gurubunda eski ve yeni tam on iki oyuncumuz karşımda.

Bu sene farklı bir başlangıç yapacağım. 

Öyle ki Ekim veya Kasım ayında takımımı seyredenler arkadaşlarına bu takım farklı bir şeyler yapıyor sus da biraz dikkatli seyredelim diyecek. 



Bu hayali yolculuğumuzun başlangıcında işleri kolaylaştırmak için basketbolu iki parçaya böleceğim. 

Takım basketbolu mu yoksa bireysel basketbol mu ? 

Takım oyununu tercih edersem daha fazla oyuncu gurubuna şans vermiş olacağım, eğer tercihim bireysel basketbolsa seçimlerimin doğru olması gerekli , hedefi tutturamazsam hem kısa vade hem de uzun vadede hiç bir kazancım olmayacak. 



Aslında takım ve bireysellik gibi bir ayırım yapmak çok göreceli.  Ben çok daha basite indirgiyorum. 

Diyorum ki, idmanlarım sırasında dripling ve pas çalışmalarının yoğunluğu açısından bir tercih yapmalıyım.

Şimdi çoğunuz her ikisini de öğretmek gerekmez mi diye soracaksınız .



Evet öyle ama ,klasik öğretim de maalesef pasın hiç bir şansı olmuyor .
İyi dripling yapan oyuncu topa sahip oluyor ve diğerleri kısıtlı alanda topu yere vuruyor.  

Bir kum saatini yan yatırın ve bir ucuna pası bir ucuna da driplingi koyun ve arada oluşan eğri çizgiye bakın, bizim ülkemizde dripling tarafı her zaman daha fazla oluyor, bunun sebebi, pas vermenin ve almanın, daha riskli olması.

İyi bir driplingciye topu teslim etmek hangi koça huzur vermez ki..

Eminim çoğunuz oyuncularınızın paslaştığını iddia 
edeceksiniz . 



Evet ama iki türlü pas var ; risk içermeyen etkin olmayan paslar ve risk içeren etkin olan paslar.

Örneğin altyapıda içeri dalış yapıp dışarı verilen paslar risk içermez veya bölge savunmasına karşı dışarıda top çevirirken verilen paslar konusunda hiç endişe etmeyiz.

Ancak üç saniye koridorunun içine verilen paslar , hızlı hücum sırasında verilen uzun paslar ,hatta yan çizgiden diğer yan çizgiye verilen ( cross ) paslar sırasında endişe ederiz. 

Paslaşırken kaptırılan bir topu uzaktan şut olarak kullanmak doğal olarak size daha mantıklı gelir. 

Bu nedenle oyun düzenlerimiz daha çok dripling ağırlıklı olur. 

Bu düzenler de bizi takım oyunundan uzaklaştırır ve bireyselliğe yöneltir. 

Kötü bir şey mi ? Kesinlikle hayır yıldız oyunucuyu özellikle basketbolumuzun ihtiyacı olan oyun kurucuyu bu yolla yetiştirebiliriz ama... biz takımızıdaki tüm oyuncuların topu paylaşarak oynamalarını tercih ettik. 



SORUNU KAFAMIZDA ÇÖZDÜK 

Bu tercihi yaptıktan sonra zorlu yarışa başlarız . 

Pas pas pas…. 

Pas çalışmaları, driplingisiz maçlar, top alma çalışmaları ,cut etmek, top istemek , pas pencereleri , adamın olduğu yere değil gideceği yere topu atmak , pas fake kullanmak, lob pas, baos pas, göğüs pası , baş üstü , tek el pas ,arkadan pas , yandan pas , cut sonu dripling yapmadan atış çalışmaları  vs. vs. 

Dripling mi ? Bu dönemde gerektiği kadar ve gereken zaman kullanacağımız çalışmalar yeterli olacaktır . 

Açı düzeltmek , oyunu süratlendirmek, adam geçmek örneğin tek dripling sonrası şut atmak gibi yerlerde. 

Antrenmanımın ısınması pasla ve şutla olacak, hızlı hücum çalışmalarım hep pasla , set hücumlarım ise pas cut ile , savunma antrenmanlarım ise ..... driplinge karşı hazırlanmalıyız ! Çünkü rakiplerimizi savunabilmek için dripling savunmasına çok ihtiyacımız var .



Sizce savunma antrenmanı sırasında yapılan dripling çalışması oyuncuların bu taraflarını geliştirmeye yetmez mi ? 

Farklı bir şey deneyin , herkesin yaptığını yapmayın belki başkalarına yol gösterirsiniz. 


Arkadaşlar bu konuda istediğiniz her türlü yardıma hazırım..









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...