Ana içeriğe atla

TEMEL TEKNİK ZAMANI YAVAŞLATIR MI?



Aşağıda, çok önemli bilim adamlarından Oliver Sacks'ın sporda ( basketbolda  )  çok tekrarla kazanılan temel tekniklerin belirli bir aşamadan sonra, herkese çok süratli gelmesine rağmen uygulayan oyuncuya rahatça manevra yapabilecek yavaşlıkta gelmesinin nörolojik açıklamasını paylaşıyorum.


Eğitimli sporcuların ,özellikle de hızlı tepki gerektiren dallarda yarışanların durumunda bir bakıma benzer olabilir. 

Bir beysbol topu saate 160 km'ye yakın bir hızla yaklaşıyor olabilir ama birçoklarının anlattığı gibi ,sporcuya ,çarpıcı bir biçimde belirgin dikişleriyle havada neredeyse asılı duruyormuş gibi gelebilir. 

Böylece oyuncu kendini, topa vurabileceği bol bol zamanının olduğunu ganiden genişlemiş ve rahat bir zaman aralığında buluverir.

Bir bisiklet yarışında sporcular aralarında sadece birkaç santimetre mesafe varken saate nereyse yetmiş km hızla giderler.  
Bir izleyiciye bu durum son derece tehlikeli görünür ,gerçekten de bisikletçiler birbirlerinden milisaniyelerce uzaktadır. 

En ufak bir hata zincirleme kazaya neden olabilir .

Fakat yoğun biçimde odaklanmış bisikletçiler açısından her şey görece ağır çekimde hareket ediyor gibidir, doğaçlamaya ve karmaşık manevralara yetecek kadar zaman ve yer vardır.

Dövüş sporları ustalarının baş döndürücü hızları , eğitimsiz bir gözün takip edemeyeceği kadar seri hareketleri , bunları icra edenin zihninde ,antrenör ve koçların gevşek konsantrasyon diye adlandırdıkları , neredeyse bişeye özgü bir ihtiyat ve zerafetle gerçekleştiriyor olabilir. 

Hız algısındaki bu farklılaşma Matrix gibi filmlerde eylemin hızlandırılmış ve yavaşlatılmış çekimlerinin değişimli olarak kullanılmasıyla izleyecilere aktarılır. 


Doğuştan gelen yetenekleri ne olursa olsun, sporcular ancak yıllar boyu kendilerini çalışmaya vererek ve antrenman yaparak uzmanlık kazanır . 

Başlarda teknik ve zamanlamayla ilişkin her nüansı öğrenmek yoğun bilinçli bir çaba ve dikkat gerektirir. 

Ancak bir noktada temel beceriler ve onların nöral temsilleri nerdeyse ikinici bir doğa gibi sinir sistemine öyle bir işler ki bilinçli çaba veya karar mekanizmalarına gerek kalmaz.  

Beyin faliyetinin bir düzeyi otomatik olarak işlerken, bir diğeri ,yani bilinç düzeyi ,sıkıştırılabilen veya genişletilebilen esnek bir zaman algısını biçimlendirmektedir.




1960'larda ,basit motor kararların nasıl verildiğini araştıran nörofizyolog Benjamin Libet bir karar edimini gösteren beyin sinyallerinin kararının bilinçli farkındalığından yüzlerce milisaniye önce saptanabildiğini buldu.

Bir kısa mesafe koşucusu başlama atışının bilinçli olarak farkın varmadan önce koşmaya başlayıp kulvarda yirmi beş otuz metre ilerlemiş olabilir . 

Atışın bilinçli algılanışı en az 400 milisaniye gerektirirken koşucu 130 milisaniyede başlangıç noktasını geride bırakmış olabilir. 

Koşucunun atışı bilinçli olarak ayar duymaz koşmaya başladığı inancı ,Libet'in dediğine göre , zihin atış sesini neredeyse yarım saniye kadar öncelediği için mümkün olabilen bir yanılsamadır.


Zamanın ,görünüşte sıkışmasında veya genleşmesinde olduğu gibi, bu şekilde yeniden düzenlenişi zamanı normalde nasıl algıladığımız sorusunu ortaya atıyor. 

Williams James zamanı idrakimizin ,algı hızımızın ,verişi bir zaman biriminde kaç "olay" algılayabildiğimize bağlı olduğunu öne sürmüştü.

OLIVER SACKS 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...