Son günlerde ünlü bir nöroloğun kitaplarına dadandım.
Yazar sadece nörolog da değil, aynı zamanda bilim adamı her konuda sizi şaşırtacak bir şeyler söyleyebiliyor.
Bir hikayesinde intihal konusunu ele almış, ( bilmeyenler için intihal daha önce yazılmış kitabı veya bir sanat eserini taklit etmek ) , diyor ki her ne kadar olumsuz anlamı bile olsa bilinçsiz olarak da bir intihal söz konusu olabilir.
Eskiden kıtalar arası yolculukların olmadığı zamanlarda ,birbirini hiç tanımayan ve farklı kıtalarda yaşayan insanların tekerleği keşfetmeleri gibi.
Ancak intihalin bir başka şekli de varmış;
Çocukluğumuzda bir başkasının yaptığı ve bizi etkileyen bir şey kafamıza kendi yaptığımız bir şey gibi kazınabilirmiş. Yazar bu durumu ,beynimizin bize bir oyunu olarak tarif ediyor.
Bu nedenle intihal, taklit etmek veya öykünmek gibi davranışları tek tek bilimsel olarak açıklıyor .
Yukarıda bahsettiğim konunun basketbol ile ne ilgisi var diye sorabilirsiniz.
Çocukluğumda hiçbir zaman iyi bir taklitçi olmadım ,hatta Samsunlu olmama rağmen laz fıkralarında bile bir cümleyi aksanlı söyleyemem ancak iş basketbol gelince inanılmaz bir taklit yeteneğim olduğunu söyleyebilirim.
Bu özelliğimi daha çok "esinlenmek" olarak tercüme etmeliyim. Çünkü bazen orijinalinden bile iyi yaptıklarım olmuştur.
Bugün dahi gayet iyi hatırladığım anılarım vardır. Mesela Spor Sergi Sarayında bir Şeker Spor maçında Aydın ( Örs ) abinin sol elini hiç kullanmadan karşısındaki rakibi sol taraftan geçişini öğrenebilmek için üç defa trübün değiştirdiğimi hatılarım.
( Neden biliyor musunuz ( itiraf ! ) sağ elimi çok daha iyi kullandığım için ..)
Yine aynı şekile Darüşşafaka'da oynayan George Rush adlı Amerikalının tek eliyle çekerek yaptığı reverse hareketini de öyle..
Bence genç oyuncuları, farklı tekniklere sahip oyuncuları izlemeleri ve taklit etmeleri için teşvik etmeliyiz.
Bazen birebir olmasa da olanlardan esinlenerek yeni ve güzel teknikler yaratabilirler.

Yorumlar
Yorum Gönder