Ana içeriğe atla

UZUN OYUNCULAR GEÇ GELİŞİR





Bu konuyla ilgili koçlarımızdan, eski oyuncularımızdan aldığımız görüşleri sırasıyla sunacağız. Bugünkü yorumcumuz Cem Akdağ... Ve söz onda...

EVET, UZUNLAR GEÇ GELİŞİR...

"Birçok uzun oyuncu başlangıçta rakibin ayağına basmaktan ve kötü insan damgası yemekten çekinir bu da çok normaldir.

Uzun insanlar daha hassastırlar ve kolayca yaralanabilirler, hayata daha az adapte olabilirler ve korumasızladırlar. 

Uçaklar, otobüsler ve otomobilde seyahat, onlar için çok zordur. Alışverişlerde elbise ve ayakkabı sorunu yaşarlar, bu nedenle basketbol onları sosyal hayata bağlamak için ideal bir yoldur. 

Özellikle bu kişiler alıngan ancak açık kalpli insanlardır ve antrenörler ile bu oyuncular arasında doğrulara dayalı bir ilişki olmalıdır.  
Eğer size olan inançlarını yitirirlerse, diğer insanlara da hiç güvenmezler, uzun oyuncuların öncelikle doğruluk ve pozitif yaklaşım gibi davranış özelliklerini geliştirirken onları sahadaki savaşa hazırlamanız gereklidir." 

Yukarıdaki sözler Belov ve Sabonis gibi ünlü Rus pivotları yetiştiren ünlü antrenör Gomelsky'ye ait. 

Genellikle uzun oyuncuların gelişmesi zaman alır "genellikle" dememin sebebi, gözümün önünde bir lise futbol takımının kalecisinin üç sene sonunda Türkiye'nin en dominant uzunu olması. 

Evet, Efe Aydan'dan bahsediyorum. 
Galatasaray yıldız takımındayken uzun pozisyonda oynayacak oyuncumuz yoktu, bir takım arkadaşımız "Bizim okulda bir uzun var ancak pek basketboldan anlamaz" diyerek Efe Aydan'ı kulübe getirdi. 

Efe, Aydan abi (Siyavuş) ile iki sene çalıştıktan sonra Türkiye'nin en önemli pivotlarından biri oldu. Ancak Efe o zamanlar 16 yaşında çok özel bir yetenekti, Aydan abi ise çok özel bir koçtu. Bu sayede Efe genel kavramın aksine gelişmek için çok beklemedi. Ama bütün uzunlar Efe Aydan kadar şanslı olamadı ve çoğu devreye kısalardan sonra girdiler.





KÜÇÜK TAKIM

 
Günümüzde 7- 8 yaş kategorisinde bir takım düşünün. En çok kim topla oynar? Tabii ki kısa oyuncular. Diğerleri, yani biraz daha uzun olanlar, onlardan gelecek olan pasları beklerler. Daha uzun olanlara ise pas da gelmez, onlar potadan seken topu alıp atmaya çalışır. Genelde pivotların basketbola başlamaları, işte bu klasik senaryo ile olur. 

Ve, bu hikaye 12-13 yaşına kadar devam eder. 

Ne zaman ki uzun oyuncu bir antrenör tarafından keşfedilir ve özel olarak çalıştırılır, işte o zaman uzun oyuncu gerçekten basketbola başlamış demektir. Potansiyelli de olsa uzun bir oyuncunun gelişmesi, kendisiyle özel olarak bir koçun ilgilenmesiyle başlar. 

Çünkü genelde takımın çok özel bir organizasyonu yoksa, pivotların arkası dönük olarak kullandıkları top sayısı, taş çatlasa toplam miktarının yüzde onunu geçmez ve bu da oyuncunun tecrübe kazanmasını geciktirir.

Çok konuşulan Beşiktaş'ın genç pivotu Alperen özelinde bizzat şahit olduğum bir tespit de bu tezi doğruluyor.

Alperen, TBL'de oynarken (Bandırma Kırmızı) sistemleri icabı topların hepsi pivota indiriyordu. Açıkçası o takım 1990'lı yıllardan bu yana gördüğüm en fazla pivot ile oynayan takımdı.
 
Bu nedenle Alper'in tecrübesi tüm yaşıtlarında daha fazla ve bundan dolayı erken gelişim gösterdi. 

Aşağıda, başlangıçta bahsettiğim ve ilginizi çekeceğini tahmin ettiğim makaleden bir  bölümü daha koydum, umarım hoşunuza gider.   

GOMESKY VE UZUN OYUNCULAR 
Gomelsky ile devam edelim...

Eskiden Rusya’da uzun oyuncu seçimlerini sadece basketbol koçlarına bırakırlardı, onlarda 14-15 yaşındaki göze batan uzun çocukları seçerlerdi.

Ancak bu yaş basketbol eğitimine başlamak için oldukça geç. Örneğin Amerikalılar oyuncuları 7-8 yaşında seçiyorlar ve onlar da bu süre içinde yeterli gelişmeyi rahatlıkla gösterebiliyorlar. 

Biz bu sorunu çözmek için bale okullarına gittik, oradaki seçim genellikle bilimsel kriterlere dayanıyordu.

Öğretmenler çocuklar ile çalışmalara başladıklarında bu çocukların ileride bale dansına uygun bir fiziğe sahip olacaklarını bilerek eğitiyorlardı. (Baletlerin ve balerinlerin ileride boylarının iki metre olması halinde bu mesleğe devam etme imkanı yok.) 

Dayanakları ise tıp adamları, psikologlar ve pedagoglardı. 

Bizler de aynı yolu takip ederek oyuncularımızı 6-7 yaşında eğitme şansı yakaladık, böylece Belov 6, Sabonis 7 yaşında basketbola başladı. Sabonis önce forvet sonra pivot eğitimi aldı. 

Eğer bu kadar erken başlamamış olsa, diğer pivotlar gibi sadece bir iki pivot hareketi ile basketbol oynayacaktı.

Boylarının çok uzun olması onları zaten önemli biri yapmıştır. 

Basketbol için önemli, olan bu özellik normal yaşantıda hiç de cazip değildir. 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...