Basketbol aynı yaşam gibidir, genelde çok fazla düşünmez alışkanlıklarımızla oynarız.
Baskı altında bu alışkanlıklar daha da fazla ortaya çıkar.
İyi oyuncular bunu bilir ve alışkanlıklarını geliştirmek için çaba gösterirler.
Sıradan oyuncular ise, alışkanlıkların önemini kavramadıkları için, işlerini şansa bırakırlar, ah! bir şutum girse. Ah! Top bu tarafa seksede alsam gibi...
Alışkanlıkları geliştirebilmek, aynı temel teknik hareketleri içseleştirmek gibi çok tekrarla olur .
İyi bir oyun kurucuların, her an ve her şartta kullanabileceği iyi alışkanlıklara sahip olması lazımdır.
Öncelikle ilk vereceğim örnek , periyot ve maç sonlarını
veya özel durumları kapsamadığını belirteyim. Bu örneği, daha çok maçın geneli için düşünmenizde yarar var.
Basketbolda iyi şeyler daha çok boyalı bölgede gerçekleşir.
Ve oyun kurucu her defasında top ile o bölgeye girebilmelidir.
Yürüyerek top getiren oyuncunun boyalı bölgeye girmesi imkansızdır.
O nedenle topu alan guard her defasında boyalı bölgeye girmek için tüm süratiyle ileri gitmelidir.
Nasıl tek başınıza yaptığınız temel teknik çalışmaları sırasında defalarca tekrar yapıyorsanız , aynı şekilde antrenman maçlarında ve resmi maçlarda sürekli olarak topu aldığınızda hızla karşı sahaya gitmeye çalışın.
Burada önemli olan bu teşebbüsü yaparken top kaybetmemektir. Eğer top kaybederseniz koçunuz size arkadaşlarınızı bekle diyebilir.
Ancak siz hızlı gidip şansınızı deneyip, pozisyon yoksa arkadaşlarınızı beklerseniz, herhangi bir sorun olmaz hatta koçunuz kısa bir süre sonra ,tüm takımın hücuma hızlı gitmesini isteyebilir.
Eğer oyun kurucu, her topu hızlı getirirse her defasında olmasa bile hiç beklenmedik anlarda, iyi bir asist yapma veya iyi bir atış pozisyonu bulma şansını ele geçirebilir.
Topu her defasında o kadar hızlı getirmelisiniz ki, rakip takım savunması bu durumdan rahatsız olsun.
Ve maç öncesinde rakip soyunma odasında “o adam"a, dikkat edin! çok çabuk gidiyor, hemen geri koşun” desinler.
Sizin adınızı ansınlar...
Oyuncunun mental gücünü geliştirebilmesi için, öncelikle içeri boyalı bölgeye girdiğinde, muhtemelen ona yapılacak olan faulleri düşünmemesi gerekli.
Bunu sığınacak bir mazeret olarak görürse, bu işe kafaca hazır değil demektir. “Faule rağmen” başarılı olmayı düşünmelidir.
Faulü düşünmeden, dikkatini vereceği pasa veya yapacağı atışın sonucuna vermelidir.
Oyuncular baskı altındayken sadece alışkanlıklarına yönelirler.
Örneğin baskılı savunma geldiğinde topu hemen kuvvetli ellerine alırlar.
Bu nedenle baskı altında düşünmeden kullanmak üzere bazı alışkanlıklar edinmemiz lazım.
Her iki taraftan dripling yaparak adam geçmek, her iki taraftan atış yapabilmek ve baskı altında topu rahatça koruyabilmek gibi...

Yorumlar
Yorum Gönder