Ana içeriğe atla

İYİ OYUNKURUCU AKILLI OLMALI



 

Özellikle çok kısa boylu olan guardlar bu dezavantajlarını “ne yapacağı daha önceden tahmin edilmez oyuncular” olarak ortadan kaldırırlar.

 

Boyları kısa olduğu için küçük görülmelerinin ( zaman zaman dalga geçilmelerinin ) karşılığında, savunmayı kandırarak avantaj elde ederler, ayrıca bunu yaparken de özel bir zevk alırlar. 

 

Rakiplerini kandırıp kötü duruma düşürmek, atletizm ile ilgili değildir bu kesinlikle basketbol zekâsı ile ilgilidir.

  

Sahada akıllı olmanın yolu “fake” yani kandırma hareketi kullanmaktan geçer. 

 

Rakibi kandırmak, sadece hücum için değil aynı zamanda savunma için de geçerli bir silahtır.

 

Bu silahı, eliniz, kolunuz, omzunuz, adımlarınız, başınızı, hatta gözünüz vasıtası ile kullanabilirsiniz. 

 

KONTROL

 

Guardların kontrollü olması demek önce topu iyi kontrol etmekle başlar, takım arkadaşlarını kontrol etmek, rakibi kontrol etmek ve tempoyu kontrol etmek ile devam eder.


Hiçbir koç, kontrolsüz guard ile oynamak istemez.

 

Eğer bir koçun sizi tercih etmesini istiyorsanız, öncelikle onun dediklerini uygulayarak işe başlamalısınız, yani kontrollü olarak. 

 

Koçun size güvenip güvenmediğini top elinizde olduğunda, onun sakin mi, sinirli mi ? olduğuna bakarak anlayabilirsiniz. 


SÜRAT, KONTROL VE YARATICILIK

 

İyi guard süratli olmalıdır diyorum, ardında da kontrollü olmalı diyorum. Nasıl ikisi birlikte olabilir? 

 

Şöyle düşünün yavaş ve kontrollü olmak çok kolaydır. 

 

Çok dikkatli olursunuz hiç riske girmezsiniz ve böylece hiç hata yapmazsınız ancak yavaş olduğunuzda takımıza hiç olumlu katkı yapmanız zordur. 

 

Bu nedenle hızlı olup aynı zamanda kontrollü olabilmek çok değerlidir.

 

Eğer bu iki özelliği bir araya getirebilirseniz gerçekten fark yaratırsınız.

 

Johon Wooden, oyun kurucuda iki şey ister; çabukluk ve yaratıcılık ( composer ).

 

Kendini kontrol edeceğim derken yaratıcılığınıza ket vurursanız, sadece sıradan bir oyuncu olursunuz.

 

Güncel örnek ; Chris Paul çok süratli olmasına rağmen az hata yaparak oynayan bir oyuncu.





 

İki kişi üzerinizdeyken yaptığınız bir basket belki basketbolu bilmeyen bir seyirci tarafından beğenilebilir ancak herhangi bir koç için bu atış, sizin kontrolsüz, basketbolu bilmeyen ve maceracı bir oyuncu olduğunuzu anlatır.

 

Bu şutun girme ihtimalinin 1/10 olduğunu koç bilir.  

Ve bu çeşit atışlarla asla maç kazanmazsınız.

 

Bir koç için, top kaybetmeden hızlı sahayı geçen, en başta bahsettiğim gibi dinamik stop yapan, kontrollü bir şeklide uygun pas ve atışı seçen guard en makbulüdür.

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...