Ana içeriğe atla

STEVE KERR ( EŞSİZ BİR ÖMRÜN HİKAYESİ )



Jordan, Horace Grant’a “Aptal” diyordu, hatta kimi zaman yüzüne karşı ve bir keresinde ona şöyle bağırmıştı: “Sen bir aptalsın. Oynadığımız her oyunu berbat ettin. Oyunları bile hatırlayamayacak kadar aptalsın. Senden kurtulmalıyız. “ Garnt o kadar hassastı ki sahada resmen insanlardan korkuyordu ve bir keresinde koçla tartışırken ağlamaya başlamıştı.



Lise ve kolej yıllarında etkili olan birçok hareket, neredeyse her zaman daha büyük ya da hızlı ve kesinlikle daha deneyimli olan elit rakipler karşısında pek işe yaramıyordu.






NBA’ye gittiğimde şutum, ilk dönemde beni ligde tutu, ama kendimi geliştirmeye devam ettim çünkü diğer çocuklar kadar yetenekli olmadığımı biliyordum. Aslında oldukça iyi bir savunmacı olmuştum. Savunmada oynamak canımı yakıyordu, gerçekten canımı yakıyordu çünkü çok iri ya da çok güçlü değildim ve sürekli perdelerle mücadele etmek zorunda kalıyordum ve çok hırpalanıyordum. Ama acı eşiğim yüksek sayılabilir, o yüzden bunla başa çıkabildim.




Güçlenmek zorundaydı çünkü iyi bir fiziğe sahipti. Şut atabiliyordu. Korkusuzdu. Aklından geçenleri hep söylemekten çekinmezdi. Son derece birikimliydi. 

   

 


Şut atabilen oyuncular hep dikkatimi çeker, topun ellerinden nasıl çıktığını ve potaya nasıl girdiğini, sanki ne yaptıklarını biliyorlarmış gibi hissederim. Skor üretme yeteneğine sahip olanları ve spor salonunda çok zaman geçirmiş oyuncuları ayırt edebilirsiniz.

 

Mücadeleci hiçbir şeyden çekinmeyen kişiliğine rağmen yirmili yaşlarında peşini bırakmayacak olan özgüven eksikliğinin en büyük işareti olarak, geleceği söz konusu olunca kaskatı 

kesilmişti. 


Hakkındaki karar, boyu (yeterince uzun ama çok zayıf) top hakimiyetine ( kolej için yeterli ama kendisine ve başkalarına alan yaratamaması bir üst ligde sıkıntı yaratabilir ) savunması ( zayıf ) ve atletizmine (ortalama)  bağlı olarak alınacaktı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...