Ana içeriğe atla

TEKRARLAMAK





Hepimizin bilindiği gibi oyuncularımız, teknik ve taktik hareketleri alışkanlıklarla kazanıyorlar. 

 

Sanırım teknik özellikler için tekrarın çok önemli olduğu konusunda da tüm koçlar aynı fikirde.

   

Pas, dripling gibi teknikler için de tekrarın çok önemli olduğu da tartışılmaz.  

 

Ancak işler, çalışacağımız tekniğin çeşitlerinin artması ile zorlaşıyor.  

 

Örneğin, bir dış şutun elden çıkış şekli hep aynı olmasına rağmen, bir önce yaptığımız hareketin farklı olması, şut yüzdesini etkilediği bir geçek.


Örneğin;  dripling sonrası şut atılması, topsuz koşu sonrası şut atılması veya sabit durumdayken gelen bir pas sonrası şut atılması... tüm bu atışları geliştirmek için ayrı ayrı tekrar etmemiz gerekiyor. 

 

Bu nedenle, onlarca tekniği ve taktiği çalıştığımız antrenmanlarımızda bulduğumuz kısıtlı sürede, ya bu üç teknikten birini tercih ederek daha fazla tekrar yapacağız, ya da süremizi üçe bölerek bu üç farklı tekniği daha az tekrar edeceğiz.  

 

Düşünün ,bir de potaya yaklaştıkça topun elden çıkış şekilleri farklılaşıyor, işte bu durumda işin içinden çıkmak iyice zorlaşıyor. 

 

Mesela, göz yaşı damlası, ters turnike, tek adım, fade way, floater, jump hook ve bunular gibi sayısız atış şekli... 

Çoğumuz hangi atışı tekrar edeceğimize ve ne kadar süre çalışacağımız konusunda kararsız kalıyoruz.

 

Gözlemlerime göre koçlar bu durumda üç farklı yol izliyor.

 

1)Oyuncunun daha yatkın olduğu atışta karar kılıyor.

 

2) Maç içinde oyuncunun kullanma ihtimali daha fazla olan atışta ısrar ediyor.

 

3) Ve mümkün olduğunca tüm atış çeşitlerini oyunculara çalıştırıyorlar.


Sorum şu; 


Sizin hangi yolu takip ediyorsunuz ? 


Favori atışınız hangisi ? 


Ve neden bu atışı tercih ediyorsunuz?

 

Yorumlar

  1. Merhaba koç
    Öncelikle dış oyuncular için floater ve omuzlamayı tercih ediyorum. Modern basketbolda içeriden basket bulmak adına hemen hemen her maçta bu iki atışı onlarca kez izliyorum. Bir altyapı koçu olarak bu gözlemim sonunda içeriye dalışlarda floater ve omuzlamayı genç basketbolcu adaylarının fark yaratması adına sıklıkla tercih ediyor ve çok çalıştırıyorum.
    Çünkü penetre etmek sadece yetmiyor. Artık içerde daha atlet savunma becerisi daha gelişkin oyuncular var. Bundan dolayı floater savunma henüz pozisyonunu almadan atıldığı için tercih ediyorum. Omuzlamıysa yol kesmeyle birlikte çembere çabuk atak yaptığı için tercih ediyorum.

    Dış şutlara gelince alınan pasla şut ve dribling üzerinde şutun atılmasını ayırt etmiyorum. Çünkü konuma göre her ikisinin de yerini farklı görüyorum. ancak şutlardan önce pull up adımıyla topun yakalanmasını kanımca avantaj olarak görmekteyim.

    Yazılarınızı zevkle takip ediyorum. Paylaşımlarınız için çok teşekkür ederiml

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...