Ana içeriğe atla

BASKETBOL SOHBETLERİ TAVSİYELER HİKAYELER



ÇALIŞMAK 

 

Konuya girmeden önce size en iyiden en kötüye doğru dört farklı oyuncu tipi söyleyebilirim, kendinizi hangi kategoriye  koyuyorsunuz bilemem ama iyi oyuncu olabilmeniz için ilk ikiye girmeniz şart . 

 

Yetenekli çalışkan

Yeteneksiz çalışkan

Yetenekli çalışmayan 

Yeteneksiz çalışmayan




 SEVMEK 

 

Bana bazı veliler diyorki ; oğlum- kızım basket hastası bu oyunu çok seviyor gece kalkıp NBA maçı izliyor. 

Bu basketbolu sevmek değil ,basketbolu sevmek o maçı, başka maçları, kendi yaş gurubunda oyanan maçları seyretmek ve sahada gördüklerini uygulamak için sokakta, okulda ,evde zaman bulabilmektir. Ve bunu A takım oyuncusu olana kadar sürdürmektir.

Belki duymuşsunuzdur İtalya’da doğan Kobe Braynt’ın odasında Michael Jordan’ın resimleri varmış ve seyrettiği videolardaki hareketlerini tekrar edermiş . 

Kobe’nin hayali Jordan gibi olmakmış.

 

İşte basketbol sevigisi budur. 

 

Çalışma ve sevgi konusunda anlaştıysak diğer konulara geçelim. 

 

Ancak basketbol o kadar çok konuyu kapsıyor ki nasıl başlayacağımı bilemedim.





 

ŞUTUMA GÜVENMİYORUM

 

Aklıma bir çok genç oyunucunun ortak sorunu geldi. 

“Şutuma güvenemiyorum!”

 

İsterseniz gelin, size tüm temel teknik hareketlerini de içine alacak şekilde, basketbol oyunu oynarken kendinize nasıl güvenebileceğinizi anlatmaya çalışayım.

 

Tıp okumamış, altı yedi sene eğitim görüp doktor olmamış bir insan, nasıl ameliyat yapamazsa bir basketbolcu da dört beş sene eğitim görüp  çalışmadığı takdirde iyi bir basketbol oyuncusu olamaz. 




 

 

TEKRARIN ÖNEMİ 

 

Mesele, temel teknik hareketlerini doğru öğrenmek ve çok fazla sayıda tekrar etmektir. 

 

Genelde tüm oyuncular yeteri kadar öğrendiklerini düşündükleri zaman, aynı hareketi yapmaktan sıkılırlar.


Antrenörlerin büyük kısmı da, bu durumdaki oyunculara yeni ve farklı hareketler öğretmeye başlar.

 

İşte en büyük yanlışı burada yapıyoruz; Okuduğum bir kitapta çok tecrübeli bir koç diyor ki ;

İlk defa NBA Playoff’larında oynayan çaylak oyuncular o kadar heyecanlanırlarmışki, top ellerine geldiğinde riske girmeyip güvendikleri ellerinin tarafına bir dripling yapıp hemen pas verirlermiş.

 

Üzerinizdeki tüm baskıya rağmen hareketi özümsemeyene kadar tekrar etmek gerekli .

 

İşte oldukça ilginç bir örnek daha; 

 

Yakın bir zaman önce vefat eden ünlü oyuncu Kobe Braynt Lakers antrenmanlardan sonra, efsane antrenör Tex Winter ile tüm takım arkadaşlarının şaşkın bakışları altında çift zamanlı “stop” çalışırmış.

 

BASKETBOL AKLI 




 

 

Öğrenimin ikinci bölümü ise çok daha zor. 

Belki kafaya takarsanız hırs yaparsanız herkesten fazla tekrar yapabilirsiniz ama “temel teknik hareketlerini maçın içinde kullanmaya başlamak” o kadar da kolay olmayacaktır. 

 

Neden zor?

 

Çünkü tekrarlayarak öğrenmek bir bakıma ezberlemek anlamına geliyor. 

Ancak hareketin nerede ve nasıl kullanılacağını öğrenmek için akıl devreye giriyor. 

 

Sorun oyuncunun bireysel becerisini oyunun içine taşıması buna basketbol aklı deniliyor.

 

Bu nasıl kazanılabilir, bu dikkatle kazanılır .





 

DİKKATLİ OLMAK

 

Gelin bir deney yapalım ; Gözlerinizi kapatın ve içinizden yavaş yavaş üçe kadar sayarken sol elinizi düşünün, sonra yine içinizden üç kadar sayarken sağ elinizi düşünün. 

 

Siz üçe kadar sayarken, yani dripling yaparken önce sol tarafa baktınız daha sonra sağ tarafa baktınız, yani artık dripling yapmak sizin için otomatik bir hale gelmiş ve siz de istediğinizi düşünebiliyorsunuz. 

 

Demek ki istediğinizi düşünmekte özgürsünüz. 

 

NELERE DİKKAT ETMELİYİZ

 

Şimdi konuyu başka bir noktaya taşıyorum, 

düşüneceklerinizi seçmek;

Diyelim ki hakem kötü bir karar verdi eğer hakeme kızıp olayı kafaya takarsanız o anda oyundan ayrılmışsınız demektir. 

Zaten karar değişmeyecektir. Ve siz boşu boşuna oyunun dışındasınız demektir. 

Attığınız bir pas veya bir şut başarısız olunca kimse hakem yüzünden deyip sizi mazur görmeyecektir. 

O hata istatistiklere sizin hatanız olarak kaydedilecektir.

 

Buna hakem kararı dışında farklı örneklerde verebilirim;

Trübünlerdeki anne ve babanıza bakmak, arkadaşınıza, antrenörünüze kızmak vs… aslında oyunun içinde bunların yerine gerekene, yani basketbol oyununa odaklanmanız. 

Sizi farklı kılacaktır. Eğer bunu başarabilirseniz ,arkadaşlarınıza da hatta antrenörünüze bile örnek olabilirsiniz. 





 

OLUMLU DÜŞÜNMEK 

 

“Siz kendinizi nasıl düşünürseniz osunuzdur.”

Bu lafı çevirelim kendinizi nasıl basketbolcu olarak görüyorsanız öyle bir basketbolcuya dönüşürsünüz. 

 

Çeşitli nedenlerle morali bozulan hatta basketbolu bırakmaya karar veren ancak daha sonra ünlü olan bir oyuncularla ilgili bir şey okumuştum. 

Bu gerçekten zor bir durum. 

Herkes size takma kafana der veya aileniz “ sen onlardan daha iyisin “der ancak siz onların durumu hafife aldığını düşünürsünüz işte bu durumda oyuncuya rehber öğretmen şöyle bir tavsiye de bulunuyor: Antrenmandan sonra yaptığın en iyi on hareketi bir kağıda yaz. 

İlk günler ayakkabımın bağı çözülmedi veya bayağı terledim gibi oyun dışındaki konular dışında hep kötü anlar aklına geliyor.

Aradan geçen. Belirli bir süre sonunda, başarılı bir hareketi unutmamak için sürekli tekrar ediyor ve koşarak kağıda not ediyor . Ve sonrası çorap söküğü gibi geliyor.. Buna beyinin alışması diyorar.

Böyle durumlardan sıyrılmak için mücadele etmek zorundasınız.




 

 

HAYAT ADİL DEĞİL

 

İnsanlar farklı farklıdır, bu konuda yapacak bir şey yok. 

Ancak bunu dert etmek çok yanlış, eminim bazılarınız boyunuz kısa olduğu için, bazen kendi kendinize “keşke on santim daha uzun olsaydım NBA olurdum” diyorsunuzdur.

Fiziksel eksiklerinizi kabul ederseniz özgürleşirisiniz. Kıs olmanın avantajını kullanın. Mesela ,uzun oyuncular ribaunt aldıklarında topu aşağı indirilerse ellerinden topu kapın pot altına girin uzun oyuncu size blok yapmak isteyecektir ona şut fake atın hem faul alsın hem skor yapın çabukluğunuzu süratinizi kullanmanın zevkine varın.




 

LİDER OLMAK

 

Bir takım liderinin bir numaralı görevi takım arkadaşlarını zayıflatmak değil güçlendirmektir.  Phil Jackson 

 

 

Bir takımda tek bir lider olmayabilir. İyi takımlarda iki üç lider bile olabilir , siz de onlardan biri olabilirsiniz. Ancak önce herkesten daha fazla çalışmalısınız, en çok mücadele eden siz olmalısınız, “bazen mücadele ediyorum, bazen o kadar havaya giremiyorum “ diyemezsiniz .Çünkü bir antrenör şöyle demiş mücadele etmek aynı hamile olmak gibidir, ya hamilesinizdir ya da değil.  Yani ya mücadelecisinizdir ya da değil. 

 

Lider antrenmanda çizgiye basıp geri koşma dirili yaparken hep çizgiye basar lider önce kendine karşı sorumludur sonra takımına.

 

Lider arkadaşları hata yaptıktan sonra ikaz etmez lider hareketten önce arkadaşını yüreklendirir. “Solunu kapa”, “ben sağını alırım”,”Hızlı koş pas atacağım”, “az kaldı son bir gayret” gibi.. 

 

Basketbolda iki türde pas vardır; % 90 “sayı basket” pası ve 

 % 50 “belki pası” arkadaşlarınızı devreye sokmak için onlara belki pası verebilirsiniz.





 

ÖZGÜRLÜK VE YARATICILIK İÇİN..

 

Eğer antrenörünüz belirli setlerle hücum ediyorsa örneğin bir , iki gibi.. yaratıcılığınızı çok fazla kullanmayabilirsiniz . 

Ancak hızlı hücumda numara yoktur oyunun o bölümünde yaratıcılığınızı gösterebilirsiniz.

Eğer oyun kurucu oynuyorsanız antrenörünüz sizden kalabalık savunma arasına girmemenizi top kaybetmeminizi isteyecektir. 

Aslında kalabalığa girdiğinizde üzerinizde birden fazla oyuncu olduğu için takım arkadaşlarınızdan bazıları boş durumdadır. 

Bu nedenle top kaybetmeden hazırlıklı bir şekilde bu bölgeye girmek için kendinizi hazırlarsanız önemli bir ayrıcalık kazanırsınız. 

Gelecek darbelere ( faullere ) hazırlıklı olmak için güçlemeniz, savunmaların arasında sakin kalmanız, etrafınızdaki savunma ve hücum oyuncularının pozsiyonlarını bilmeniz, yavaş ve dengeli olamanız size avantaj sağlar. 

Kendi adamınızı geçerken kullandığınız sürati azaltmak size avantaj sağlayacaktır.



 

BASİT BİR HESAP 

 

Eğer oyun kurucuysanız . Kırk dakika dikkatli oynadığınız bir maçın her periyodunda üç sayı atarsanız maç sonunda on iki sayı atmış olursunuz; 59-71lik galibiyetin mimarı sayılırsınız.





 

İYİ OYUNCU                               

 

Hatasız oynadığınız bir maç sizin işinizi iyi yaptığınızı göstermez.

Belirli bir disiplin sayesinde ,her şartta ve her şekilde hatasız oynamak sizin işinizi iyi yaptığınızı gösterir.

Böyle oynadığınız dördüncü veya beşinci maç sonunda iyi yolda olduğunuzu ve “belirginleştiğinizi” söyleyebiliriz.

Ancak kesin olarak iyi oyuncu damgasını ancak süreklilik ile kazanabilirsiniz. 

Bir çok oyuncu bu damganın kazanacağını bilmez onlar için yaptıkları yeterlidir. Ve buna karşılık aldıkları övgü vs..yeterlidir ve mutludurlar. Onlar bir dahaki maç şanslı olmayı umarlar “umarım şutlarım girer diye düşünür “ 

 

Bu damgayı almak için detaylara önem vermek gerekir. 14.30 daki antrenmana 14. 00 gelmek, iyi ısınmak iyi soğumak ,dinlenmek için zaman ayırmak, anlayacağınız detaylar sahanın dışında başlar. 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...