Ana içeriğe atla

GENÇ İSPANYOL VE TÜRK GUARDLARI





U20'den Sonra Yol Asıl O Zaman Başlıyor

Genç milli takım turnuvaları oyuncuları tanımamız için önemli organizasyonlar. Ancak bu turnuvalar bir kariyerin sonu değil, yalnızca başlangıcı.

Aynı jenerasyonda yer alan İspanyol ve Türk guardların bugünkü kariyerlerine baktığımızda ilginç bir tablo görüyoruz. 

Burada amaç bir ülkeyi diğerinden üstün göstermek ya da oyuncuları değerlendirmek değil; yalnızca U19-U20 sonrasında kariyerlerin nasıl farklı yönlere gidebildiğini gözlemlemek.

İspanya'nın 2004-2005 doğumlu guard kuşağı gerçekten oldukça dikkat çekiciydi.






Juan Núñez genç yaşta Avrupa basketbolunun en büyük oyun kurucu yeteneklerinden biri olarak gösterildi. Real Madrid'den sonra Ulm'da gelişimini sürdürdü, ardından Barcelona'ya geçti. Yaşadığı diz sakatlığı gelişimini yavaşlatsa da hâlâ üst düzey potansiyele sahip bir guard olarak görülüyor.

Rafa Villar son yıllarda önemli bir çıkış yaptı. Valencia'da EuroLeague seviyesinde süre almaya başladı ve ardından kariyerinde yeni bir adım atarak farklı bir organizasyona yöneldi.

Sergio de Larrea Barcelona altyapısından yetişti, daha sonra farklı kulüplerde gelişimini sürdürdü. Atletizminden çok oyun zekâsı ve karar verme becerisiyle öne çıkan klasik bir oyun kurucu profili çiziyor.

Lucas Langarita genç milli takımların önemli skor opsiyonlarından biriydi. Beklenen büyük çıkışı henüz gerçekleştirememiş olsa da A Milli Takım havuzunda değerlendirilmeye devam ediyor.

Türkiye tarafında ise aynı yaş grubunda öne çıkan guardların kariyerleri farklı yönlerde ilerliyor.

Tan Yıldızoğlu, genç milli takımların düzenli oyun kurucularından biri oldu. NCAA 'da süre almaya devam ediyor ve gelişimini sürdürüyor.

Karahan Efeoğlu, genç yaş gruplarında Türkiye'nin önemli skor opsiyonlarından biriydi. Kariyerini NCAA'de devam ettirdi sonra Türkiye'ye döndü.  .

Arda Sivas, Yaşadığı diz sakatlığından sonra profesyonel kariyerini TBL'de sürdürüyor. Çok yönlülüğüyle dikkat çeken bir guard profili oluşturuyor.

Özgür Cengiz, yaşça küçük olmasına rağmen genç milli takım deneyimi yaşadı. Tofaş takımı ile birçok Avrupa kupası maçında süre aldı. 

Melih Tunca, bu jenerasyonun en dikkat çeken Türk oyun kurucularından biri. NCAA ardından bu sene tekrar Türkiye'ye döndü. 

Bu tabloya bakınca kesin hükümler vermek doğru olmaz. Çünkü oyuncuların hiçbiri kariyerlerinin son noktasına ulaşmış değil.

Ancak şu tespiti yapmak mümkün:

U19 veya U20 düzeyinde başarılı olmak, profesyonel kariyerin yalnızca ilk basamağıdır. Asıl belirleyici dönem, 20 yaşından sonra başlayan 4-6 yıllık gelişim sürecidir.

Bu süreçte bazı oyuncular NCAA'i tercih eder, bazıları BSL veya TBL'de süre bulmaya çalışır, bazıları ise Avrupa kupalarında rol alır. Her oyuncunun yolu farklıdır ve bu farklı yolların hangisinin en doğru sonuç vereceğini çoğu zaman yıllar sonra görebiliriz.

Belki de bu jenerasyon bize şunu hatırlatıyor:

Genç milli takım başarıları önemli olsa da, oyuncu gelişiminin gerçek hikâyesi U20 sonrasında yazılmaya başlıyor.



Juan Núñez2004    
 
  • U20 Avrupa Şampiyonası'nın en büyük yıldızıydı.
  • Real Madrid'den ayrılıp Ulm'da çok gelişti.
  • Daha sonra Barcelona'ya geçti.
  • NBA hakları hâlâ değer görüyor ancak diz sakatlığı gelişimini yavaşlattı. Yine de bu jenerasyonun en üst seviyeye ulaşma ihtimali en yüksek guardlarından biri olmaya devam ediyor. 






Rafa Villar2004    
  • Valencia'da EuroLeague seviyesinde süre almaya başladı.
  • 2025-26 sezonunda ACB'nin en iyi genç oyuncularından biri seçildi.
  • Bu yaz NBA'e gitmek için Valencia'dan ayrıldı. 





Rafa Villar          2005     
 
  • Barcelona altyapısından çıktı.
  • Lleida'da oynayarak olgunlaştı.
  • Sonrasında Baskonia'ya transfer oldu.
  • Çok atletik olmayan ama oyunu çok iyi okuyan, klasik oyun kurucu özellikleri taşıyan bir guard. EuroLeague seviyesinde kalıcı olma şansı yüksek görünüyor. 





Lucas Langarita. 2005 


Lucas Langarita, İspanya'nın 2005 doğumlu jenerasyonunun en dikkat çeken skorer guardlarından biri olarak gösterildi. Kariyeri beklenen kadar hızlı yükselmese de hâlâ gelişim potansiyeli yüksek bir oyuncu olarak değerlendiriliyor.


    



BİZİM GUARDLARIMIZ 

🇹🇷 Tan Yıldızoğlu (2004)



🇹🇷 Karahan Efeoğlu (2004)






  • 🇹🇷 Arda Sivas (2004)



  • 🇹🇷 Özgür Cengiz (2005)




🇹🇷 Melih Tunca (2005)





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...