Ana içeriğe atla

ŞUT KAMPI ŞUT KLİNİĞİ ŞUT MAKİNESİ ŞUT







 

Son 10 yılda NBA'de üçlük yüzdesinde çok büyük sıçrama yapan oyuncular;

  • Lonzo Ball çaylak sezonunda yaklaşık %30 üçlük atarken daha sonra bunu %37–38 seviyelerine çıkardı. Ancak bu değişim sadece daha fazla şut çalışmasından değil; şut mekaniğini değiştirmesinden, daha iyi şut seçmesinden ve rolünün değişmesinden kaynaklandı. 

 

  • Julius Randle bir sezonda yaklaşık %28'lerden %41 seviyesine kadar çıktı. O sezon kullandığı şutların kalitesi, takım düzeni ve özgüveni de önemli etkenlerdi. 

 

  •  
  • Brook Lopez kariyerinin ilk bölümünde neredeyse hiç üçlük atmayan bir uzun oyuncuyken daha sonra ligin güvenilir dış şutörlerinden biri hâline geldi. Bu da tamamen rol ve oyun tarzı değişiminin bir sonucuydu. 

 

Bir oyuncunun yüzdesinin %25'ten %38'e çıkmasını etkileyen onlarca değişken vardır:

  • Hızlı hücum ve yarı saha şutlarının oranı. 
  • Köşe üçlüğü mü, tepeden mi kullandığı. 
  • Pası kimden aldığı. 
  • Savunmanın ona gösterdiği saygı. 
  • Dakikaları ve rolü. 
  • Fiziksel gelişimi. 
  • En önemlisi de özgüveni ve psikolojik durumu.

ŞUTUMU GELİŞTİRMEK İSTİYORUM ...


Şut geliştirmek için tek bir sihirli yöntem yoktur. Oyuncuların en sık yaptığı hata, çok şut atmanın daha iyi şutör olmayı garantilediğini düşünmektir. Oysa şut yüzdesini belirleyen birçok faktör vardır.

Bence önem sırasına göre şunlar üzerinde çalışılmalı:

  1. Doğru teknik
    • Dengeli duruş.
    • Ayakların doğru yerleşimi.
    • Topun doğru tutulması.
    • Akıcı bir hareket zinciri.
    • Aynı bitiriş (follow through).
  2. Bacak kuvveti ve genel fiziksel gelişim
    • Güçlü bacaklar daha dengeli ve tekrarlanabilir şut sağlar.
    • Özellikle genç oyuncuların uzaktan şut atabilmek için tekniği bozmalarının en önemli nedeni yetersiz kuvvettir.
  3. Temel beceriler
    • Top kontrolü.
    • Denge.
    • Ayak çalışması.
    • Farklı duruşlardan şut hazırlığı.
  4. Oyun hızında çalışma
    • Sabit pozisyonda 500 şut atmak yerine;
    • Koşarak,
    • Yön değiştirerek,
    • Perdeden çıkarak,
    • Dripling sonrası,
    • Pas alıp ritim yakalayarak şut çalışılmalıdır.
  5. Savunmacıyla çalışma
    • Boş şut ile maç şutu aynı değildir.
    • El gösteren, baskı yapan, temas eden savunmacılarla çalışılmalıdır.
  6. Karar verme
    • En iyi şutörler sadece iyi atanlar değildir.
    • Hangi şutu ne zaman kullanacağını bilen oyuncuların yüzdesi daha yüksektir.
  7. Maç analizi
    • Kaçırılan her şut incelenmeli.
    • Denge mi bozuldu?
    • Ayaklar hazır mıydı?
    • Acele mi edildi?
    • Doğru şut seçildi mi?
  8. Maçta kullanılacak kadar tekrar
    • Hareket otomatikleşene kadar tekrar gerekir.
    • Ancak tekrarların hepsi doğru teknikle yapılmalıdır. Yanlış tekrar, yanlış tekniği kalıcı hale getirir.
  9. Psikolojik hazırlık
    • Birkaç şut kaçırınca çekinmemek.
    • Güveni kaybetmemek.
    • Her şutu aynı rutinle kullanmak.
  10. Şut makinesini doğru kullanmak
  • Şut makinesi çok faydalı bir araçtır.
  • Ancak sadece aynı noktadan art arda yüzlerce boş şut atmak oyuncuyu geliştirmez.
  • Şut makinesi; pas temposu, farklı açılar, koşu, perde çıkışı ve maç temposu ile birleştirildiğinde gerçek değerini gösterir.

Özellikle altyapıda gözden kaçan bir nokta da şudur:

İyi şutörler sadece çok şut atan oyuncular değildir; iyi pozisyonlarda şut atan, doğru karar veren ve maç içinde ritmini koruyabilen oyunculardır.

Benim yıllardır gözlemlediğim bir başka gerçek ise şudur: Bir oyuncunun üçlük yüzdesi bir sezonda %25'ten %38'e çıkmışsa, bunun sebebi çoğu zaman sadece daha fazla şut çalışması değildir. 

Hızlı hücumdaki şut seçimleri, açık şut bulma becerisi, fiziksel gelişimi, ayak çalışması, karar verme kalitesi ve takım hücum sistemi de bu gelişimde en az teknik kadar önemli rol oynar. Bu nedenle şut gelişimini değerlendirirken yalnızca "kaç şut attı?" sorusunu değil, "o şutları hangi koşullarda attı?" sorusunu da sormak gerekir.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...