Ana içeriğe atla

AKLIMA TAKILAN SORULAR


 

Skorer özelliği ile tanınan ve savunma yapamayan oyunculardan, neden rakibin top getiren oyun kurucusuna baskısı yapması istenir?

Kritik bir faul atış öncesi alınan bir molanın atışa olan etkisi nedir?

Üst üste şut sokan bir oyuncunun alınan molanın hemen sonrasıda boş kalmasına rağmen şut kaçırmasını nasıl açıklarsınız?

El üzerinden yapılan dış şutların ortalaması en iyi %50, serbest atış ortalaması ise %80 civarındadır. Bunu bilmelerine rağmen bazı oyuncular, nedenle halen dış atışa faul yapar?

Basketbol maçında, herhangi bir oyuncunun topa sahip olma süresi en çok dört dakika olmasına rağmen neden topsuz oyun çalışmasına ve ayak oyunlarına gereken önem verilemez?  

İki takım tüm maç süresince alan savunması yaparsa neden asist sayısı çok fazla olur? Buna rağmen  neden küçüklerin alan savunması yapmasını istemeyiz? 
Neden oyuncular çok pas yapıp durunca seyirci alkışlar?

Aynı oyuncudan ve aynı oyundan üç defa üst üste nasıl sayı yenilir?
 
NOT: Soruların miktarını artırmak ve cevaplarını vermek için yorumlarınız ile Bloga katılırsanız sevinirim.

 

 

Yorumlar

  1. hocam öncelikle böyle bir blog tutmaya başladığınız için okurunuz olarak çok teşekkür ederim. bu sporla ilgilenenlerin ufkuna açacak şeyler yazıyorsunuz.

    mesela soru kısmında benim en çok merak ettiğim şeylerden biri faul hakkı dolmuşken ( süreyle ilgili de bir sıkıntı yokken ) hızlı hücumu kesmek için yapılan fauller.

    ikincisi ise maçın bitimine 24sn'den fazla varsa son hücumu da kullanmak amacıyla yapılan organize olmayan zorlama atışlar. son hücumu kullanmak için maçın kaybedilmesi göze alınabiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paezb,süreyle ilgili sorun yokken ve faul hakkı dolmuşken eğer hızlı hücumu kesmek için faul yapılıyorsa oyunucunun süreden haberi yok demektir.

      İkinci durum ise tamamen göreceli,her takımın az sürede organize olup kullanacağı düzenler mevcuttur.Uzun süren bir düzene başlayıp erken ve acele yapılan bir atış elbette yanlış olur.

      Sil
  2. coach merhaba.benimde kafamda bazı sorular var.örneğin pick and roll u ilk kim yada hangi takım uyguladı çok merak ediyorum.
    ikincisi artık pick and roll isminin değişmesi ve pick and catch olması gerektiğini düşünüyorum çünkü pick and roll artık beş kişiyle oynanıyor.(beş kişiyle oynanan ikili oyun öğretmeye çalışıyoruz)
    üçüncüsü switch defense hakkında savunmada adam değiştirmeyi (özellikle altyapıda ki oyuncular için )oyuncuları tembelliğe itecek bir savunma tarzı olarak görüyormusunuz (ben tam tersine savunmada farklı bir motivasyon getirdiğini düşünüyorum)
    yine altyapıda faul atışı sırasında çalıştırdığım takımlarda hücum rebounduna kimseyi sokmadım ve oyunculara bütün atışları zaten sayı yapacaksınız dedim.faul yüzdemizde önemli bir yükselme oldu ancak kaçan atışların reboundunu alabileceğimiz pozisyonlarda oluştu.tüm hücum sistemimi faul yaptırma üzerine kurdum(dolayısıyla penetre )bu konuda fikrinizi merak ediyorum.
    oyuncularınıza öğrettirken sizi en çok zorlayan basketbol temel tekniği hangisidir?
    sorularınıza gelince birinci sorunuza şöyle cevap vermek isterim ne kadar oyuncum herkes tarafından bşr skorer olarak da algılansa ben oyuncumun basketbolu bir bütün olarak görmesini ve savunmayı (dolayısıyla topa baskıyı)görev olarak kabul etmesini istiyorum.ancak savunma yapamayan skorer oyuncumun eşleşmesini maç içinde genelde değiştiriyorum(genelde rakibin skorer bir numarasını savunmacı iki numarayla eşleştiriyorum)ancak antremanlarda değişik kombinasyonları kullanarak skorer oyuncumuda hazır tutmaya çalışıyorum.yalnız benim görüşüm özellikle son yıllarda topa baskı konusunun bşraz abartıldığı.bir çok maçta topa baskı yapıcaz diye çok fazla penetre yediğimiz oldu.
    ikinci sorunuzla ilgili olarak bu etki psikolojiktir:)açıkcası bende emin değilim ancak rakip takımın faul atacak oyuncusunun motivasyonuna deneyiminine göre değişeceğini düşünüyorum.aşırı motivasyonun negatif etkisini göz önüne alırsak atışı yapacak oyuncu çizgiye bu atışı kesin sayı yapmalıyım diye gelecek olabilir.bu konuyla ilgili şöyle bir teorim var.insan vücudu adrenalin salgıladığında vücuttaki kan bacaklara doğru gider (ellerin soğuması)(ilkel çağlarda vahşi yırtıcılardan kaçan ilk insanlardan kalma bu genetik özellik nedeniyle gerilimi arttırmak atış yüzdesinin düşmesine sebeb olabilir.:)
    üçüncü sorunuz belki matematikle açıklanabilir.üst üste şut sokma (örneğin üst üste üç şut )dördüncü topu sokma istatistiği oyuncuya göre büyük ihtimalle düşücektir.molayla ilgili kısmını bilemiyorum ancak aklımagelen ilk fikir bu
    dördüncü sorunuzu şöyle cevaplayabilirim.oyuncular bu istatistiği bilmezler ve hatta birçok antrenörde bilmez ancak ben savunmada sıçramayı ve blok yapmaya çalışmayı yasaklamıştım bir küçük takımıma (blok yapabilen timingi ve sezgileri iyi olan oyuncularım olmuştu onlara yasak değildi tabiiki.(burada size şunu sormak istiyorum.blok yapamayan oyunculara blok tekniğini öğretirmisiniz yada yasaklarmısınız.halen basketbol maçlarında ortalama kaç blok yapıldığını ve bu blok denemelerinin kaçında faul çalındığını yada topun sizde kaldığını göz önüne alırsak )
    bir diğer sorunuz alan savunmasıyla ilgili olan bu konada şöyle düşünüyorum.eğer pas sayısı artarsa kesin olmamakla beraber asist sayısıda artacaktır.ikinci nedense alan savunması yapılırken ortaya çıkan pozisyonlar genelde geç kalmış yardım pozisyonlarıdır ve burada verilecek ekstra bir pas asist olacaktır.savunmanın zayıf tarafına topu çevirdiğinizde üzerinize koşan oyuncular bir kayma yaratır ve boşluklar doldurulur ve iyi pas verilirse asist oluşur.
    küçük takımlarla ilgilide ben hep rakiplerim bana alan savunması yapsın istedim.hücum düzenimi paslaşma ve penetre üzerine kurdum ancak ilk öğrettiğim teknik şut tur ve oyuncularım kim olursa olsun boş şut kullanmada özgürdür.altyapıda rakibim tüm maç boyunca zone savunma yaptığı için yenildiğimiz çok nadir olmuştur.bu konu ilk antrenörlük yıllarımdan beri o kadar çok konuşulduki zone a hücum ve hızlı hücumlar konusunda çokca araştırma yapmak zorunda kaldım.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anonymous;Çok uzun bir soru ve cevap bölümü olmuş.Kısa cevaplar ve fikirlerimi paylaşayım.
      Pick and roll oyununu Türkiye'de 1960 yılların başında, Amerika'da ise 1950 li yıllarda kullanıldığını duydum.
      İsim değişikliği söz konusu olamaz,oyun iki kişilik ancak yansıması diğer üç kişiyi de kapsıyor.
      Oyun sistemininde faulatışlarında ribaunta kimseyi sokmamak ve faul yaptırma üzerine hücumu kurmak yaratıcı bir fikir.Oyuncular agresifleşirler.
      Switch bir savunma tarzı seçim tamamen sizin .

      Sil
  3. .sonuç olarak bize çok fark etmiyordu
    son sorunuzla ilgili olarak bende hep rakibin bir oyuncusundan nasıl 30 40 sayı yenir diye düşünmüşümdür.ancak başıma geldi olabiliyor:)hücum savunmadan hep bir adım önde ve bazen istediğiniz kadar önlem alıp istediğiniz kadar agresif savunma yapın o sayıyı yiyorsunuz.yinede böyle bir durumda sayı serisini kesmek için double team kullanıp biraz risk alıyorum.rakip oyuncu double team in üzerinde sayı atmışsa box and one gibi birşey (yada başka bir savunma değişikliği)ve hala sayı atıyorsada basketbol ne kadar güzel bir oyun diye düşünüyorum.basketbol çok güzel bir oyun.blogunuzda öyle. (sizinle ankarada tanışmıştık ted kolej yıldız takımını çalıştırıyordum dr selam gökçe nin takımıyla yaptığımız maçı izlemiştiniz.benim için çok değerlidir.saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. can kasaplar(ismimi yazmamışım özür dilerim)

      Sil

Yorum Gönder