Ana içeriğe atla

DÜŞÜNEREK BASKETBOL OYNAMASINI ÖĞRETMEK


Son günlerde, yabancı ülkelerde yetişen bazı genç oyuncular için övgü dolu yorumlar yapıyor. Ve bizde niye böyle oyuncular yok diye üzülüyoruz.

Gelin bu konuyu biraz açalım.


Basketbol alt yapısında iki farklı amaç vardır, biri maç kazanmak diğeri ise oyuncu yetiştirmek. 

Kazananı hepimiz görüyoruz. 

Peki yetişen oyuncu olup olmadığını nasıl anlayacağız ?

Her halde bu konuda en doğru teşhis yapabilmek için, ilk bakacağımız yer A milli takımımızın kadrosu ve Süper Ligdeki takımların kadroları olacaktır.  

Maalesef karşılaştığımız tablo pek iç açıcı değil.



O zaman altyapıya dönelim ve eğitim şekline bir bakalım.

ALTYAPIDAKİ EĞİTİM MODELLERİ

İki farklı eğitim modeli var.

Birincisi ,sadece kazanmayı amaçlayan net ve kesin kuralları olan eğitim şekli.

Örnek vermek gerekirse; 
Kadroda bulunan oyuncuların, o anki fiziklerine göre pozisyonların tespit edildiği. 

Ve  bu gençlerin yapabildikleri en iyi hareketleri içeren, set ve savunmaları uygulayan koçların uyguladığı düzenler. 
( genelde A takımlarda uygulanan) 

Burada kafaların karışmaması için gereksiz bilgi verilmez, sadece oyunculara ne yapmaları gerektiği söylenir.

Otoriter bir tutum gereklidir.  

Sadece söylenenler yapılmalıdır. Eğer iyi planlanıp iyi çalışılmışsa, oyuncu o hareketleri en iyi şekilde yapacaktır. 

Ve takımın performansına göre en iyi maç sonuçları alınacaktır.




Bu düzenden oyuncu yetişmez mi ?

Evet, yetişir.

Zaten yetişenlerin büyük çoğunluğu bu düzenden geliyor. 
(Örneğin Cedi Osman)

Ancak bu oyuncuların izlemesi gereken zorlu bir yol daha var. 

Önce A takıma yaşı geldiğinde fiziği ve gücü pozisyonuna uygunsa kadroya girecek. 

Şansı varsa koçu ona maçlarda oynama süresi verecek .

Esas en önemlisi, beklentilere hemen cevap vermesi gerekecek. 

Veremezse, öz güvenini kaybetmeden yoluna devam edebilmeli ve yanında ona destek vermeye devam eden dostları olmalı.


Bu sistemde, düzen oyuncuyu yetiştirmiyor oyuncu düzene rağmen kendini ispat etme savaşı veriyor. 



Yukarıda bahsettiğim etkenlerin bir kısmı genel ,bazı kısmları ise kişisel özellikleri kapsıyor.


İki farklı örnek vermek istiyorum. Sinan Güler, Sinan hem ailesinden, hem de yurt dışından aldığı eğitim sayesinde babası ve abisi gibi Türkiye’nin gurur kaynağı oldu.  

Bireysel becerileri sayesinde sürekli olarak onu milli takımın ilk beşinde görüyoruz.





Diğeri ise Doğuş Balbay .

Ben size hatırlatayım, dış şutu olmadığı için herkesin burun kıvırdığı birçok kişinin yaptığı transferlere şaşırdığı bu oyuncu . 

Milli takımda oynar mı, oynamaz mı ? konusu tartışılırken, bugün Anadolu Efes'e birçok yabancı koç gelip geçmesine rağmen Avrupa’nın en önemli takımların birinde yer bulmaya devam ediyor.



İkinci eğitim modelinde de kazanmak çok önemli ancak bu modelde oyuncuya basketbol öğretilirken kazanmaya çalışılıyor. 



Belki bu öğrenim sırasında sahadaki düzenler kesin kurallar ile çizilmiyor. 

Ancak basketbol hayatı boyunca ( normal yaşamında da ) ona yardımcı olacak tavsiyeler ve kurallar veriliyor.




UNUTMAYA YÜZ TUTUĞUMUZ DEĞERLER 
PAYLAŞMAK VE LİYAKAT 

Teknik anlamda ,tüm oyuncuların kendilerini gösterebileceği ,yeteneklerini sergileyebileceği bir sistem söz konusu. Ve bu sistem onlara hem basketbolu öğretiyor hem de uzun zamandır unuttuğumuz bir duyguyu tatmalarını, takım olma duygusunu tattırıyor.

Bu dört senelik süreçte profesyonelliğe geçilmeden önce çevrenin ve yöneticilerin ( taraftarlar okul arkadaşları ) yardımı ile , yine unuttuğumuz bir duygu , aidiyet duygusu geliştiriliyor.



DÜZENLERİN ARASINDAKİ FARK



1. DÜZEN PATERN ( bizim alıştığımız sistem)

Konu çok uzadı . Bu sistemlerin ne kadar farklı olduğunu daha iyi anlatabilmek için, her iki tarafta oyuncuya verilen talimat ve bunun üzerine oyuncunun neler düşünebileceğini içeren hayali bir senaryo ile bu yazıyı bitireyim.

 1. DÜZENİN KOÇU :

1. OYUNCUYA : Topu al ve alamazsan boşalt ve şuraya git.
2. OYUNCUYA : Sen de topu buraya gelen şu oyuncuya ver.






















Bu pozisyon bir setin gelişim bölümüdür ve henüz çembere atak etmek gibi bir düşünce yoktur.



2. DÜZEN SİSTEM 

Aynı pozisyonu, eğitim amaçlı düzeni uygulayan takımın, oyuncusuna neler düşündürdüğüne bir bakalım;

1. OYUNCU 

Savunma bana izin vermiyor.
O zaman bir BACK DOOR deneyeyim.

Arkadaşımın adamı bana yardım ederse .
O topu benim terk ettiğim noktada kolayca alır.





    














PG TOPU ANİDEN İÇERİ KAT EDEN F YE VERİYOR 
                               BACK DOOR


İkinci olasılık ; Burada topu almam lazım ancak savuma kısa ve hareketli izin vermiyor .

back door da atamam..

O zaman kolumu kaldırıp işaretimi vereyim çember altına gireyim ve adamı SIRTIMA ALAYIM .

Yerimi dolduracak oyuncudan yansıtma pas alırım.

















                                              





Sanırım aradaki farkı biraz olsun anlatabilmişimdir.








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...