“Tanıdığım
çoğu koç x’ler ve O’lar üzerine epey zaman harcar. O tuzağa zaman zaman bizzat
kendimin de düştüğünü itiraf etmeliyim. Fakat sporun çoğu kişiyi etkileyen
yanı, televizyon ekranlarını dolduran bitmek tükenmez bilmez taktik konuşmalar
değildir. Bence oyunun spritüel doğasıdır.”
PHİL JACKSON
PHİL JACKSON
Phil
Jackson’nun kitabından aldığım bu paragraf, uzun zamandır kafamı meşgul eden bir
konuda beni düşünmeye sevk etti.
Bazı
koçlar vardır belirli bir hücum düzenini yıllarca kullanırlar, bazıları ise portföylerine
yeni düzenleri eklemekten kaçınmazlar.
Ancak bu
konuya oyuncu tarafından baktığımızda, yetenekli oyuncular her zaman daha çok
top kullanmayı ister. Ve bir süre sonra “Topu bana ver “ dışında, topu aldığı
yerde avantajlı konumda olmak ister ,bu nedenle hücum düzenlerinin kendisine
yardımcı olmasını tercih eder.
Jasikevicius
kitabında ,yaşadığı tecrübelere göre “yeni şeyleri denemekten hiç korkmayan
Pascual bu konuda belki de en iyisiydi. “diyor.
Zaten benim
de, İstanbul’da bir maçta seyrederken, bilgisayar gibi oynadığını düşündüğüm
Mike D’Antoni’i için, “çok iyi oynuyor ama sıkıcı “diyen bir oyuncudan bunu
duymak pek şaşırtıcı değil.
Eğer
yeteneklerini daha fazla göstermek istiyorsan Jasikevicius ‘dan çok daha üstün
bir oyuncu olan M.J veya Kobe gibi Triangle hücumu da sıkıcı bulabilirsin.
Ama
yaşanılanlara baktığımızda ortada bir
gerçek var ki, başarıda istikrar sağlamak için kişiler için çizilen özel oyunlar yerine, takım
oyununu tercih etmeniz gerekiyor.
Yıldız
oyuncular ise, takım oyunu içinde kendilerine gelen pozisyonları beklediklerinde başarıda istikrarı yakalıyorlar.
Aslında
sebebi çok basit ,top eline değmemiş bir oyuncu savunmaya dönerken, oyuna odaklanmayı
ne kadar sürdürebilir ki?
35
senelik basketbol antrenörlüğü yaşantımda ,öğrendiğim birçok hücum düzenini
uygulama fırsatını buldum.
Hatta alt yapılarda çalışırken zevkle öğrettiğim hücum setlerini, savunma öğretirken harcadığım çabanın karşılığında, kendime verdiğim bir ödül gibi gördüm.
Yanlış
buradaymış ! O uygularken size zevk veren ve birçok maç kazandıran hücumlar, aslında genç oyuncuların basketboldan zevk almasını sağlayacak, onlara takım
olmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu gösterecek bir araçmış.
Sizin, o anki performanslarına göre tercih ettiğiniz ve üzerlerine setler çizdiğiniz oyuncular,
potansiyeli olan ancak o an bunu sergileyemeyen yıldız adaylarının önünü kapatıyor.
Halbuki altyapıda ,herkesin eline topun değeceği, topu çembere en uygun zamanda atılacağı ancak
atanın kim olduğunun önemi olmayan bir düzen öğretmeniz çok da zor değil.
Phil, kitabında genç oyunculara değil, Kobe ,Michael gibi egoları tavan yapmış
oyunculara bile bu hücum şeklini bir şekilde anlatıyor ve öğretiyor.
Sonuç olarak her ikisiyle birlikte şampiyonluk yüzüklerini almayı başarıyor.
Sonuç olarak her ikisiyle birlikte şampiyonluk yüzüklerini almayı başarıyor.









Yorumlar
Yorum Gönder