Sezon öncesi çalışmalar sırasında uyguladığınız standartlar (kurallarınız) açık ve net olmalıdır.
(Soldan sol turnike, sağdan sağ turnike )
Resmi maçlar başladığında konu kapanmıştır artık amaç sadece kazanmaktır.
Ancak bu sizin kurallarınızın uygulanmayacağı anlamına gelemez.
Maçta soldan sağ turnike atan oyuncu kurallarınızın dışına çıktığı için, size sayı kazandırsa da hatalı davranmıştır.
Görmemezlikten gelemezsiniz. “Onun başka meziyetleri var önemli değil” dediğiniz anda artık işiniz zorlaşır.
Oyuncuların gözünde inanılırlığınızı kaybedersiniz.
Sezonun tümü için bir çalışma planı yapmadıysanız ve her ortaya çıkan yeni eksiğe göre ilaveler yaparsanız.
Amiyane tabiri ile her şey “çorba” olur.
Kazanmak için çalışırken eğitime ters düşen ve gelişimi yavaşlatan, stratejiler yerine eğitimi hızlandıran stratejiler kullanmak çok önemlidir.
(Tüm maç süresince pasif savunmalar , az paslı ve birebire dayalı hücumlar uygulamak .)
Küçük yaş guruplarında motivasyonu doğru kullanmak önemlidir.
Heyecan ve agresiflik abartıldığı takdirde öğrenmenin önündeki en büyük engeldir.
Savunmada güreş ve karate. Hücumda acele etmek bu sorunun en net göstergeleridir.
Top aldırmamak öğretilmeden “ona topu aldırma” demek, “ne yaparsanız yapın bu maçı kazanın” demekten farklı değildir.
Çok uzun boylu ve çok kısa boylu oyuncular , çok hızlı ve çok yavaş oyuncular hep olacaktır . Bu konuda bir eşitlik söz konusu değildir.
Sizin kadronuzdan daha kaliteli kadroya sahip takımlarla karşılaşacaksınız . Deplasmanlarda seyirci baskısı olacak , hakemler aleyhinize çok hata yapacak , yer kaygan olacak vs.. birçok sorun olacaktır .
Önce sizin bunlara takılıp kalmamanız sonra oyuncularınızı bu tarz konulara takılmamasını sağlamalısınız.
Diğer takımdaki koç ve oyuncular bunlara takıldığı zaman önemli bir avantaj size geçmiş demektir.
Duygularınıza yenilmeden, rasyonel olmak sizi bir adım öne geçirecektir.
Alt yapıda motivasyonla ilgili tavsiyeler:
Duvara asılı önce koçun uyacağı bir slogan “Geri adım yok” “Savaşçılar” “Bahane yok “ gibi..
Oyuncularla aranızda özel bir diliniz olsun.
Örnek : Hücumla savunma arasındaki mesafede reaksiyon verebilmek için gerekli olan süreyi açıklamak için “bir kol boyu” yerine “jeton mesafesi” gibi...
Bireysel çalışmalarda şut için avuç ayası, şakak ,iki göz, baş parmak vs... gibi.
Maç içinde oyuncularla işaret ile anlaşmak konusunda kısa bir hikaye : Toni Kukoç ilk NBA yılında sürekli hata yaptığı için diğer oyuncular tarafından tenkit ediliyormuş.
Phil Jakson bu sorunu ortadan kaldırmak için bir yol bulmuş. Kukoç tereddüt etiği her hareketten sonra Jakson’a bakıyor, Jakson da ona başıyla yanlış veya doğru sinyali gönderiyormuş.
Neden siz de bu metottan yararlanmayasınız?
İyi koç olmak için çok net bir gösterge vardır . Bir basketbol maçında gördüğünüz şeylerin zamanla değişmeye başlaması.
Önceleri giren her atış size iyi gelirken daha sonra bu atışla maç kazanılmayacağını anlamanız ,zone savunmayı üst üste yediğiniz üç basket sonrasında kaldırmanız. Önceleri size işe yaramaz gelen bir uzun oyuncunun aslında rakibin tüm atışlarını bozduğunu anlamanız...vs gibi.
Dinlerken , seyrederken, okurken ve uygularken dikkatli olmak ve yeni önemli şeyler çıkarmak sizin elinizde.




Yorumlar
Yorum Gönder