Ana içeriğe atla

SAKATLIK VE BASKETBOL







Eminim her koçun bu konuda bir hikayesi vardır. Ancak kime anlatabilirsiniz ki .. Büyük bir ihtimalle bu yazının başlığını gören bir çok kişi okumayı bırakmıştır ..

Basketbol çok ilginç bir spor . Bazen uzun araştırmalar sonunda hedefinize ulaşmak için bütçenizin büyük bir kısmını tek bir oyuncuya yatırıyorsunuz .
Ve, o oyuncu aniden bir sakatlık geçiriyor. 
Bazen bir süre sonra bazen de sezon sonuna kadar o oyuncudan yararlanamıyorsunuz. 

HATIRLADIĞIM İKİ KİŞİSEL DENEYİM

Benim başıma iki defa geldi ,bir tanesi 2010 yılında gerçekleşti ancak mutlu sonla bitti. 
Çünkü oyuncu doktorun söylediğinin aksine kendini iyi hissettiğini söyledi ve harika bir performans göstererek bizim için çok önemli bir maçı kazanmamızı sağladı. 

Diğeri ise maalesef geçen sene gerçekleşti doktorların oynayabilir dediği çok kritik bir pozisyondaki oyuncumuz, “kendimi iyi hissetmiyorum” diyerek, bizi üç hafta yerine iki buçuk ay yalnız bıraktı.


MAAZERET YOK

İşin en üzücü yanı, bu süreçte herkes sizin başlangıçta koyduğunuz hedefe ulaşmanızı  bekliyor. 
Ve bu sorunu mazeret olarak ortaya sürmenizden rahatsız oluyor.

Bu süreçte sağlık ekibi en önemli enstrüman . Onların oyuncunun dönüşü ile ilgili verdiği tarih koç için çok önemli. 

MALONE VE KOBE 

Ben Kobe’nin kitabında rastladığım aşağıdaki satırlarda, tüm dünyada ,sağlık ekiplerinin yanılmasının çok doğal olduğunu (ilk paragrafta) anlatmaya çalışırken .
İkinci paragrafta da ise ,bu iş için ne kadar emek verildiğini anlatan bir bölümü paylaşıyorum.  



 KARL MALONE VE KAÇAN NBA ŞAMPİYONLUĞU  


Karl Malone çabuk dönmeye kararlıydı fakat ilk başta yanlış tanı konmuştu. 
Rehabilitasyon çabaları dizine daha da zarar verdi. 



KOBE’NİN SAKATLIKLA SAVAŞI 















KOBE’NİN SAKATLIKLA SAVAŞI 

2011 sezonunun kapanışının hemen ardından mecburi olarak, onu rahatlatacak deneysel bir tedavi uygulaması için artık her yıl kutsal bir yolculuk haline gelecek Almanya seyahatine çıktı . Orada ,Dr Hans –Wilhelm Müller –Wohlfahrt tarafından Orthokine ( PrP) tedavisi uygulanacaktı.



Birleşik Devletler ‘de henüz onaydan geçmemiş olan Orthokine , trombositle zenginleştirilmiş plazma olan Regenokine ‘yle benzerlikler taşıyan bir uygulamaydı.
Orthokine hastanın kolundan alınan kanın ısıtıldıktan sonra santrifüje konarak trombositin ayrıştırılmasıydı . İyileştirici etkiye sahip trombositler daha sonra dize enejekte ediliyordu . Amerika’da bir klinik tarafından Byrant’ın kanı alındı ,birkaç haftayı alan süreç için Almanya ‘ya gönderildi. Ardından Byrant tedavi olmak için Almanya’ya gitti.
Orthonkine yasal olamasa da içinde hiçbir şekilde steroid , büyüme hormon ( hgh) ya da her hangi bir yasal madde barındırmıyordu.
Söylenildiğine göre ; Papa John Paul ile Willie Nelson gibi herkesçe tanınan kişiler de orthokine tedavisi görmüşlerdi.






















Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...