Ana içeriğe atla

EN İYİ OYUNCUSUNU KENARDA UNUTAN KOÇ


 

” Ya ne yaptığınızı biliyorsunuzdur ya da bilmiyorsunuzdur ” . 
“Ya oyuncularınızla saygıya dayalı bir ilişki geliştirirsiniz , ya da geliştiremezsiniz. 
“ Ya onların saygısını kazanırsınız , ya da kazanamazsınız .” 
 “ Ya öylesi bir gurupla başa çıkmayı öğrenirsiniz ya da başa çıkamazsınız .” 
“Ya takımınızı yönetmeyi becerirsiniz ,ya da beceremezsiniz.”

Gregg Popovic



Yazılarımda sürekli olarak , altyapı ve A takım basketbolu arasındaki farkı dile getiriyorum. 

Tabii altyapıdaki basketbolunun eğitimi de kapsamasının benim için ayrı bir değeri var. 

Ancak ikisinin de ortak noktası olan “kazanmak” işe karışınca konu farklı bir yöne gidiyor. 

Bugüne kadar yazılarımda sürekli olarak altyapı koçluğunun ne kadar önemli olduğunu ve oyuncu yetiştirmenin her şeyin üzerinde gördüğümü belirttim. 

Ancak daha önce A takım seviyesinde baş antrenör olarak çalışma imkanı bulamayan bazı altyapı koçlarının, adeta basketbolu hiç bilmeyen  kişiler gibi yorum yaptıklarını görünce böyle bir  yazı yazmaya karar verdim. 



Yazılarımı okuyanlar bilir, bazı konulara ,eğmeden, bükmeden girmeyi seviyorum.

A takımı yönetmemiş , herhangi bir altyapı antrenörünün , sadece kendi tecrübesi ile A takım seviyesinde  yaşanılanları anlaması çok kolay değil. 

Çoğu koç, ne farkı var ? o da basketbol, bu da basketbol diye bana itiraz edebilir. 

Doğru, her iki tarafta da basketbol var ancak buradaki sorun kesinlikle basketbol tekniği veya taktiği ile alakalı değil , sorun, bildiklerinizi oyunculara anlatırken yaşadığınız zorluklar . 

O gördüğünüz küçük basketbolcuların gelişen fizikleri ile birlikte büyüyen egoları ..


Tamamı ile amatör olan altyapıda, küçük yaştaki oyuncuları kontrol etmek ve üzerlerinde otorite kurmak ciddi bir sorun değil. 

Ancak profesyonelliğin başladığı bir takımda çalışmanın zorluğunu anlamak için öncelikle oyuncuların ve antrenörlerin aldıkları ücretleri kıyaslamak gerek.  



Şimdi birçoğunuz , ne alaka?  diyebilir . 

Ancak sonuçları dışarıdan bakıldığında pek kolay anlaşılmayan bu “kıyaslamanın” birçok antrenöre zor günler yaşattığını ,işin içinde olmayanların bilmesi çok zor. 

Büyük bütçeli takımlarda ,büyük kontratlara imza atan koçları teyit ediyorum. 

Ancak bütçe olarak orta seviye takımlarda çalışan koçların çoğunun başına gelen en büyük sorun ellerindeki yıldız oyuncuların kötü performans göstermesi .

Oyuncu değiştirme şansı olmayan koçların, bu durumu düzeltmek için gösterdiği çabaya katılmayan oyuncuların ,yaşanan mağlubiyet sürecinde ,kötü performanslarının nedeni olarak koçları göstermeleri çok sık karşılaşılan bir durum .

Sonuç olarak bu durum karşısında yöneticinin koçun arkasında durabilmesi de çok kolay değil, çünkü önünde iki ihtimal var; ya koçu değiştirmek veya bir iki önemli oyuncuyu gözden çıkarmak. 

Tabii bu olaylar cereyan ederken, koçun ne kadar zor günler geçirdiğini burada anlatmama gerek bile yok. 

Ancak bu süreçte, bazı altyapı antrenörlerinin ,kendini defalarca ispat etmiş önemli koçları ,her şey normalmiş gibi  , “ilk beş başlatmadı “, “kenarda unuttu” , “ hemen çıkardı “ hatta daha ileri giderek “bu işten hiç anlamıyor” gibi yorumlar yapmalarının ,bilgisizlikten kaynaklandığını düşünüyorum. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...