Dün akşam üç sezon çalıştığım Tofaş altyapısındaki beş oyuncunun A takım sözleşmesi imzaladığını görünce böyle bir yazı yazmak ihtiyacını hissettim.
Konuya girmeden U18 yaş grubunun henüz yolun başında olduğunu, kariyerlerinin, bundan sonra yaşayacakları iki üç senelik tecrübeye ve yeteneklerine bağlı olduğunu söylemekte yarar var.
Ancak yüzlerce çocuğun hedefinin BSL ‘deki bir kulübün altyapı takımında kadroya girmek olduğunu düşününce, bu çocukların A takım kadrosuna girmeyi başarmaları hiç de küçümsenecek bir olay değil.
Bu gençlerin hedeflerine ulaşmak için, sabahın erken saatlerinde değerli koçlar ile yaptıkları bireysel antrenmanları, TB2L, BGL, Lise ve U18 hatta milli takımlarda olmak üzere en az elli resmi maç oynadıklarını düşünecek olursak, başta kulübün, idarecilerinin, antrenörlerinin ciddi emekleri sonucu bu noktaya ulaştıklarını söyleyebiliriz.
Kendilerinden büyük yaşta olan rakiplerle mücadele etmelerinin de bu konuda onlara ciddi katkıları olduğunu söylemeden edemeyeceğim.
BEŞ OYUNCU !
Genelde genç takımlarda sivrilen bir veya iki oyuncunun A takım kadrosuna girmesi normaldir.
Ancak beş oyuncunun birden bu şansı ele geçirmesi uyguladığımız sistemin meyvesi olduğunu düşünüyorum.
Bahsettiğim sistem, son katıldığım Ankara seminerinde de anlatmaya çalıştığım “Daha çok oyuncuya daha fazla şans vermek ve oyuncuları daha donanımlı olarak yetiştirmek.” Amacını güden, pas ve cuta dayalı olan, özünde paylaşma içeren bir hücum düzeni.
Aynı felsefeyi hızlı hücuma da taşıdığınızda, seyretmesi oynaması keyif veren bir basketbol ortaya çıkıyor.
Alışılmışın dışında, belki çoğu kişinin modası geçmiş olarak değerlendirebileceği bu sistemi “yeni basketbol” ile “bütünleştirdiğimizde” ortaya çıkan oyun, bireyselliği ikinci plana atıyor.
Ve çocuklarımıza, velilerimize paylaşmanın ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.
Günden güne vahşileşen bu ortamda, bireyselliği ikinci plana atmaya başaran bu sistemin tüm altyapılarda uygulanması en büyük temennim.
Yorumlar
Yorum Gönder