Ana içeriğe atla

NE YAPMALI MAÇLARIN BAŞMASINA AZ KALDI



Malum, herhangi bir takıma antrenör olduğunuzda bir sonraki seneyi garanti altına almak için katıldığınız ligde en az iki üç galibiyet almanız gerekiyor.

 

Siz, her ne kadar iş vereninize elinizde sihirli değnek olmadığını söyleseniz de sezon başında alacağınız üç beş mağlubiyet sonrası suyunuz ısınmaya başlar. 

 

Kazanmak için ne yapmalısınız?

 

Tabii ki daha iyi oyunculardan kurulu bir takımınız olmalı, bu herkese nasip olan bir şans değil.

 

Peki bu şansa sahip değilseniz ne yapabilirsiniz? 

Sanırım önce elinizdeki oyuncuları en iyi şekilde kullanacak yöntemi bulursunuz daha sonra onu çalışıp uygularsınız. 

 

Tabii seçim yaparken elinizdeki oyuncularınızın özelliklerini göz önüne almanız gerekiyor. 

 

Bu özellikler neler; tecrübe, bilgi düzeyi, temel teknik seviyesi, yetenek, fizik vs.…

 

Acaba elinizdeki oyuncular için hangi yolu seçmelisiniz? 

 

Bu konuda aklıma ilk gelen dört bölüm var, acaba hangisi size daha uygun…

 

Hızlı hücum mu? 

Set hücumu mu? 

Gömülü savunmalar mı?

Baskılı savunmalar mı?

 

 

 

Yukarıda saydıklarım oyunun parçaları, tabii ki uygun zamanda, hızlı hücum, uygun zamanda set hücumu, gerekirse gömülü savunma, ihtiyaç varsa baskılı savunma yapılmalı ancak benim bahsettiğim farklı bir şey.

 

Oyuncularınıza, her aldığınız topu çabuk kullanın sonra geriye koşun gömülü savunma yapın diyebilirsiniz veya her aldığınız topu çabuk kullanın ve hemen tam saha baskılı savunma yapın da diyebilirsiniz.

Belki de topu çevirin en boş pozisyonda atın sonra geri koşup gömülü savunma yapın, ya da topu çevirin en uygun zamanda atın ancak hemen baskı yapın ve topu ele geçirmeye çalışın ele geçirince de acele etmeyin diyebilirsiniz. 

 

Ne uygulamak istiyorsanız isteyin bunu oyuncularınıza anlatmak, çalıştırmak ve tüm maça yaymak zorundasınız.

 

Yoksa herkes gibi ,gerektiğinde hızlı hücum gerektiğinde yavaş hücum, gömülü veya baskılı savunma yapmaya kalkarsanız, emin olun sizden daha iyi oyunculara sahip olan takımlar sizi yenecektir.

 

İki üç maç kazanmak ve “abi adamın bir felsefesi var “dedirtmek çok da zor değil. 

 

Yeter ki yaptıklarınıza inanın. 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...