Ana içeriğe atla

BASKETBOLA BAŞLAMA YAŞI (KUVVET ) PAYLAŞMAK VE POZİSYONSUZ BASKETBOL


 







Uzun süre U17-18-19 ile çalıştığınız zaman 18 yaşının ne denli önemli bir yaş olduğunu anlıyorsunuz. 

 

Ama konumuz bu değil. 


Konumuz normal büyüklükteki bir sahada ve normal yükseklikteki potalarda basketbol oynayacak yaş grubunun tespiti. 

 

Her geçen sene daha da küçük yaştaki çocukların basketbola başlaması nedeniyle bu konuda ciddi sorunlar yaşıyoruz.

 

Bu yaş gruplarında kuvvet ölçebilmek de zor iş. Dolayısıyla kendi serbest atış çizgisinden, karşı faul çizgisi hizasına koşan bir arkadaşına fazla ivmelenmeden pas atabilen bir oyuncu ile üçlük çizgisinin hemen altından zıpladıktan sonra şut atabilen bir oyuncunun artık normal basketbol sahasında ve normal yükseklikte potalarda oynayabileceğini var sayıyoruz.

 

Bunları yapacak gücü yok ama… şeklinde gelen itirazlarla vakit kaybetmeden konumuza giriyoruz.

 

ALTYAPIDA PAYLAŞMANIN ÖNEMİ

 

Ben, altyapıda pas ve topsuz koşu ( cut ) temelli oyunların, dripling içeri dalış ( drive ) temelli oyunlardan çok daha yararlı olduğunu düşünüyorum. 

 

Bu sistemin, oyunculara dripling yapmak, şut veya turnike atmak dışında basketboldaki başka şeyleri de düşünmeyi ve paylaşmayı öğrettiğine de inanıyorum.

 

 

 

POZİSYONSUZ BASKETBOL 

 

Ayrıca erken rol dağılımının gelişimi sınırlandırdığını “Sen pota altında oyna sen topu getir” gibi talimatların oyuncunun vizyonunu baştan kapattığını düşünüyorum.

 

Benim düşünceme göre herkes topa değmeli herkes yeteneklerini gösterebilmeli.

 

Bu konuda ki en büyük engelimiz “kazanmak konusu” diğer bir engelimiz de basketboldaki bireyselliğin her konuda olduğu gibi bu sporda da artması.

 

Bunlarla başa çıkabilmek çok da kolay olmuyor. 

Ancak başardığınız zaman da çocuklar için çok önemli bir iş yapmış oluyorsunuz. 

 

Böyle bir yol seçecek olursanız, kimse size daha iyi bir iş teklif etmeyecek, kimse aldığınız ücreti artırmayacak, belki kimse sizi anlamayacak ama galibiyetlerden sonra soyunma odasında çekilen resim için sırıtıp, kapıdan çıkınca yapılan serzenişler, devam eden küskünlükler yerine oyuncularınızın gözünde hep birlikte bir şeyler başarmış olmaktan aldıkları zevki göreceksiniz ve onların arkadaşları, koçları ve takımları ile gurur duyduklarını hissedeceksiniz. 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...