Ana içeriğe atla

KISA ZİGZAG DRİLİ ( SAHADA YOLCULUK )











Eğer antrenman yaptığınız sahada voleybol çizgileri varsa, basketbol ve voleybol kenar çizgileri arasında kalan alan (boylamasına) çalışma sahası olarak kullanılabilir. 


Bu alanda oyunculardan biri dripling ile topu karşı sahaya taşımaya çalışırken, diğeri onu durdurmak için savunma yapar.


Oyuncular ikili eşleşir ve belirli aralıklarla drile başlar. Sahanın sonuna ulaştıklarında hücum ve savunma rollerini değiştirerek diğer taraftan geri dönerler.


Eğer voleybol çizgileri yoksa, yaklaşık 2 metre genişliğinde hayali bir alan belirlenir (yaklaşık iki dripling mesafesi).


Bu dril, oyuncuların basketbol hayatları boyunca kullanacakları iki temel beceriyi içerir:

  • Kontrollü dripling ile top taşıma 
  • Topla ilerleyen oyuncuyu savunma 

bu nedenle uygulamaya geçmeden önce detaylı ve net bir şekilde anlatılmalıdır.


Anlatım sırasında önemli bir nokta da, oyuncuların sahada yapılan uyarıları hızlı anlayabilmesi için kısa “kod kelimeler” kullanmaktır.
Örneğin mesafe için “kol, kol” demek, oyuncunun doğru pozisyonu anında almasını kolaylaştırır.


Hücum oyuncusu, arkası dönük şekilde topu bir koluyla korurken diğer eliyle bel hizasının altında kontrollü dripling yapmalıdır. Başı ise hem savunmayı hem de gideceği yönü görecek şekilde öne dönük olmalıdır. Yan çizgiye geldiğinde yön değiştirerek karşı tarafa ilerlemelidir.


Oyuncuya, iyi bir savunma karşısında önden yön değiştirmenin ne kadar zor olduğunu göstermek için uygulamalı bir örnek yapılmalıdır. Bu çalışma sırasında topun savunmaya takılması ve iki oyuncu arasındaki mesafe, her iki oyuncu için de unutulmaz bir öğrenme sağlar. Bu nedenle oyuncu ya arkadan ya da reverse ile ( dönerek ) yön değitirmlidir.


Drilin en önemli özelliklerinden biri hem hücum hem de savunma oyuncularının benzer ayak çalışmalarıyla, sekerek ilerlemesidir.

Bu çalışma özellikle:

  • Yeni başlayanlara kontrollü driplingi öğretmek 
  • Savunma ayak hareketlerini kazandırmak 

Için son derece etkilidir. Aynı zamanda ileri seviyede, sakatlık riskini azaltmak amacıyla mükemmel bir ısınma drilidir.

Savunma tarafında en sık karşılaşılan hata, oyuncuların dizlerini bükmemesidir. Oysa yana doğru hızlı ve dengeli hareket edebilmek için dizlerin bükülü olması şarttır.


“Dizlerini bük” demek yerine şu komut daha etkilidir:
“Alnını, çömelerek rakibin başının altına indir ve öyle kay.”

Ayrıca:

  • Ayaklar asla çaprazlanmamalı 
  • Birbirine fazla yaklaşmamalı 
  • Sürekli geniş alan kaplanmalıdır 

İlk adımın, gidilecek yöne doğru atılması da kritik bir detaydır.

Drilin son aşamasında oyunculara, çizgiye geldiklerinde ve temas anında nasıl davranmaları gerektiği öğretilmelidir.

Savunma oyuncusu:

  • Dizleri bükülü 
  • Rakibin tam karşısında 
  • Gövdesi dik 
  • Bacakları paralel 

Pozisyonda olmalıdır.


En sık yapılan hata, çarpışma korkusuyla göğsü dışarı çıkarıp yukarı doğru tepki vermektir. Bunun yerine, hafif geri çekilerek darbenin şiddetini azaltmak öğretilmelidir.


Bu aşamada kontrollü temas çalışması yapılabilir:
Hücum oyuncusu her dönüşte omuz ile temas eder, savunma oyuncusu ise bu teması dik pozisyonda karşılayıp topuklarını kaldırmadan geri sekerek dengede kalır.


Bu sayede oyuncular:

  • Sert temasın hücum faul olabileceğini 
  • Teması doğru şekilde karşılamayı 

Öğrenirler.


Savunma oyuncusuna ayrıca, bu durumda sakatlanmadan yere düşme tekniği de öğretilmelidir.

Doğru hücum faul pozisyonu için:

  • Göğüs ile dik şekilde temas alınmalı 
  • Ayaklar sabit olmalı 
  • Kollar açık 
  • Bacaklar paralel olmalıdır 

Darbe alındığında:

  • Dizler daha fazla bükülmeli 
  • Topuklar yere çakılı olmalı
  • Kalça yere yaklaştırılmalı 
  • Kontrollü şekilde düşülmelidir 

Düşüş sırasında:

  • Bacaklar açık ve paralel kalmalı 
  • Ayak tabanları karşıyı göstermeli 
  • Bel hafif yay şeklinde olmalı 
  • Baş öne eğilmelidir 

Başın arkaya düşmesi ciddi sakatlıklara yol açabileceği için bu detay özellikle vurgulanmalıdır.

Bu senaryo, drilin sonunda her dönüşte uygulanan temas ve geri sekme ve son aşamada kontrollü düşüşle pekiştirilebilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...