Ana içeriğe atla

HER LİG BAŞKA BİR DÜNYA



 

Bu konuda Avrupa basketboluna hakim değilim ama ülkemizde pek ilgi gösterilmeyen ancak Amerika'da çok önem verilen bir konudan bahsetmek istiyorum.



Amerika’da lisede son senesine yaklaşan ve NCAA ‘ya gitmeyi planlayan oyunculara, yaz kamplarında saha dışında uzun süren dersler veriliyor. 


Bu derslerde NCAA’da onları nelerin beklediğini nelerle karşılaşacaklarını anlatıyorlar. 


Ağzı laf yapan, çoğu eskiden NCAA’da oynamış birçok oyuncu bu dersler sırasında gençlere oldukça ilginç konulardan bahsediyor. 


Ve derslere katılan NCAA adayları sürekli olarak not tutuyorlar.

 

Bu derslerin ne derece oyunculara katkıda bulunacağı tartışılsa da, ortada ki gerçek Lise ligi ile kolej liginin birbirinden çok farklı olduğu ve koleje gitmeden nelerle karşılaşacağını bilmenin hiç de fena bir fikir olmayacağı.


Konular, genellikle koç sizden ne ister, sahada yaptıklarınızı nasıl değerlendirir, daha çok süre almak için ne yapmanız gerekli? şeklinde. 


Ayrıca takım arkadaşları ile ilişkileriniz, kenarda otururken beden dilinizi ve asistan koçlar ile ilişkiler içeren birçok konu. ( Bu konuların bende oldukça uzun bir listesi var ve çoğunu bu blogda paylaştım ) 


Altyapıda çalışırken hem antrenörlük yapıp hem de yukarıda bahsettiğim konuda bilgi vermeye çalıştım.


Ancak sezon içinde ve yarışma dönemi olduğu için ne kadar katkıda bulunabildim bilmiyorum oyunculara başarılı bir hareket sonrası, "böyle yapabildin ama A takımda bunları yapmana imkân yok” diyerek, “hiçbir şey beğenmeyen antrenör” ünvanını almışımdır herhalde. 


 

Uzun lafın kısası altyapıdan TBL ye TBL’den BSL’ye ve BSL’den Euroleauge’e geçecek oyunculara bu konularda yardımcı olmak şart. 


Belki üst düzeyde profesyonel oyuncuların bireysel koçları ve menejerleri onlara yardımcı oluyordur ama altyapıda böyle bir eğitim olmadığı için oyuncuların uyum süreçlerinin çok sancılı geçtiğini biliyorum.


Bir yıl önce altyapıda bütün topları kullanan bir oyuncunun, A takımda oynadığı ilk maçta kaçan ilk atışı sonunda kenara gelmesinin nasıl bir hayal kırıklığını yaratabileceğini düşünün. 

 

35 dakika oynayan bir oyuncunun iki dakika sahada kalması hatta antrenmanlarda bile kenarda oturmasının oluşturduğu moral bozukluğu.


Bu çocuklara muhakkak bunların nedenlerinin 

anlatılması gerekiyor. 


Yoksa hakkını yediler diyerek kulüp değiştirmeye başlayınca işin sonu genellikle çok kötü bitiyor.


 Gençlere, koçların ileride onları neleri beklediğini, koçların nelere dikkat ettiklerini, ilerideki rollerinin muhtemelen ne olabileceğini anlatılması şart.


Ancak bildiğim kadarıyla henüz bizde böyle bir çalışma yok.


Bahsettiğim tecrübeli bir koçun gelip yaptığı konuşma değil bir kamp süresinde video ile oyunculara nelerin geçerli nelerin geçersiz olduğunu anlatan bir ekip. 


Özellikle eski koçların ve oyuncuların yönlendirilmesi ile böyle bir organizasyonlar yapılabilir. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...