Ana içeriğe atla

BASKETBOL KİTAPLARI VE İNTERNET



İnternetten her türlü bilgiye kolayca ulaşabildiğimiz bu günlerde kitap yazmak ne derece doğru olurdu, açıkçası bilemiyorum. Geçtiğimiz sene bu konuda uzun uzun düşündüm ve neden olmasın diyerek bir şeyler karalamaya başladım.

Ancak aradan bu kadar kısa süre geçmesine rağmen internet kullanımı o kadar süratli yaygınlaştı ki, bu proje bana eskisi kadar cazip gelmemeye başladı. 

Bununla birlikte karaladığım bu bilgileri bilgisayarımın bir köşesinde saklamak yerine bir çoğunuzun takip ettiği “basketboldan” isimli bloğumda yayınlamanın daha iyi bir fikir olacağını düşündüm.
Bir yandan da bu bloğu her an bir kitapçık haline getirme imkanımın olması fikrimi değiştirmeme yardımcı oldu diyebilirim.






Bu mini kitapçıkta, basketbol öğretimine nasıl başlanır, başlangıçta neler öğretilmelidir, öğretirken nelere dikkat etmek lazım gibi soruların cevaplarını vermeye çalışacağım.

Konular hepimizin bildiği klasik temel teknikleri içerse de, satır aralarında işinizi kolaylaştıracak bazı bilgilere ulaşabilirsiniz.

NOT ;  
ŞU ANDA  100 000 DEN DAHA FAZLA TIKLANAN BU BLOGDA MALESEF YORUM BÖLÜMÜNDE GERİ DÖNÜŞ PEK OLMUYOR.

SİZLERDEN RİCAM BLOG VE BLOGDA Kİ KONULARLA İLGİLİ FİKİRLERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞMANIZ . 




Yorumlar

  1. Her bir yazıdan sonra maçı izlediğimde çok daha farklı bakma şansına erişiyorum. Günümüzde basketbol medyası ve eski oyuncular ve hocaların çoğunluğu öğretici olmaktan uzak.

    Siz bu konuda farklısınız öğretici vasfınız daha ön plana çıkıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geri dönüş ve iltifat için teşekkürler. Bir saat içinde 200 den fazla kişi bu yazıları okumasına rağmen tek geri dönüşü siz yaptınız. Aslında birçok yabancı web sitesi ve blogların yorum bölümleri çok faal . Maalesef bu blog'u interaktif hale getiremedik...

      Sil
  2. Hocam size iltifat etmeyim; hoşlanmıyorsunuz biliyorum. Bahsi geçen kitabı nasıl edinebileceğiz? Ayrıca bu blogu daha fonksiyonel ve hareketli hale getirirseniz sevinirim. Antep'ten sevgiyle ve özlemle...

    YanıtlaSil
  3. Bahsi geçen "kitapçık" çizimler yerine internetten bulduğum fotolarla desteklemeye çalıştığım ve ön söz ile başladığım Blogdaki son gönderiler . Ayrıca bir kitap söz konusu değil. Bu blogun fonksiyonel olabilmesi için fikirlerinizi yorumlar bölümünde paylaşmanız lazım. Nedendir bilinmez , şu ana kadar( iki saat de) 300 üzeri insan son yazılanları okumasına rağmen iki kişi haricinde geri dönüş yapmadı.

    YanıtlaSil
  4. Sevgili Cem ağabey;
    Basketbola dair fikirlerini böylesi bir mecrada yayınlıyor olmandan dolayı son derece memnun olduğumu ve yazdıklarını büyük bir keyifle okuduğumu bilmeni isterim. İnternet servis sağlayıcılar, özellikle blogların canlı kalabilmesi adına yorum bölümlerindeki yorum sayısının yüksek miktarlarda olmasını istiyor, bu konuda haklısın. Ancak benim basketbol oynadığım dönemlerde, bizlere öğrettiğiniz düstur gereği, "büyüklerimiz konuştuğunda bizlerin susması gerektiği" gibi kötü bir alışkanlık karakterlerimize işlemiş sanırım. Bu sebeple bu mecrada yorum yapmıyor olmamız, yazdığın değerli fikirleri okumadığımız anlamına gelmesin.
    İlk günkü hevesinle değerli fikirlerini paylaşman dileğiyle ve kısa bir dönem bile olsa, oyuncun olmuş olmamın benim için büyük bir şans olduğunu belirterek en derin saygı ve selamlarımı sunarım.
    Murat Polat

    YanıtlaSil
  5. Sevgili Murat, güzel cümleler için çok teşekkür ederim," Büyükler konuştuğunda küçüklerin susması" konusu bana ilham verdi, bu konuda bir şeyler yazmam iyi olacak.
    Yazıdan sonra , yorumlar bölümüne katılırsan çok memnun olurum.Böylece yeni bir başlangıç yaparız.
    Bu arada ,bloglarda istatistik bölümünde, okuyan kişi sayısını görme şansım var. Bu blog bugüne kadar 110000 den fazla kişi tarafından tıklanmış.

    YanıtlaSil
  6. Selamlar Cem Ağabey
    İlgi ile takip ediyor, örnek almaya da çalışıyorum.
    Kitap okumak tembelliği ile mücadelede, pişen armutu ağıza koymak biçiminde yaptığınız hizmetin elbette farkında olanlardanım. Çalışmalarınızın devamını diliyorum.
    Saygılarımla...
    M. Şahin Kundakcı

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...