A takım
seviyesinde bir basketbol takımı elindeki malzemeye göre düzenlerini ve
stratejisini seçmek zorundadır.
Örneğin
elinizde pota altında fark yaratan çok uzun boylu bir pivotunuz varsa, hücum
düzeninizin onun üzerine kurulu olması ve öncelikle ona çember altındayken pas
vermeyi planlamanız çok doğaldır.
Ancak
henüz basketbol kimlikleri oturmamış genç oyuncular ile yola çıktığınızda,
onların gelişimi için en uygun düzenleri seçmek ve onları modern basketbolun
ihtiyaçlarına göre yetiştirmeniz gerekecektir.
Geçtiğimiz
hafta genç oyunculardan kurulu iki üçüncü lig takımının mücadelesini izledim .
Açıkçası maçın başında bu kadar yolu neden gittim diye pişman olmadığımı
söylesem yalan olmaz. Bu sırada, oyuncuları tanıyan arkadaşımdan bilgiler
aldım. Oyuncuların arasında gelecek vaat eden iki üç genç varmış.. ancak ben
son periyota kadar bu oyuncuların diğerlerinden hiçbir farkı olmadığını
düşünüyordum.
Son
periyotun ortalarında alınan iki savunma ribaundunun ardından yapılan iki hızlı
hücum sonu atılan bir üçlük ve yapılan bir smaç, tüm maçın havasını değiştirdi,
ortaya seyredilmesi zevk veren bir maç
çıktı.
Bunun
sonucu o ana kadar açılıp kapanan fark bir anda yirmi sayıyı buldu. Ve böylelikle
arkadaşımın bahsettiği oyuncuların farkını hep birlikte gördük.
Bu olay
bana geçmişte yaşadığım bir hikayeyi hatırlattı.
Bundan
yaklaşık, dört beş sene önce bir arkadaşımın
basketbol okuluna misafir antrenör olarak katılmıştım. İlk gün
oyuncuların seviyesini görmem için beşe beş maçlar yapıldı. En büyük yaş
gurubunda ( Yıldız takım 2. senesi ) diğer çocuklardan daha iri ve daha atletik
iki oyuncu vardı.
Normal tempoda geçen maçta bu iki oyuncu diğerlerinin oyununa
eşlik ediyor ve aynı tempoda gidip geliyorlardı Fiziklerinin avantajını, arada
sırada uzaktan attıkları şutlar ile yaşarlarken doğal olarak sokamadıkları
atışlardan sonra arkadaşlarına pas veriyorlardı. Bu da diğerleri ile aralarında
büyük bir fark olmadığı düşüncesini kuvvetlendiriyordu.
Bu
takımla yaklaşık altı antrenman yapma şansım oldu. Tüm çalışmalarımda tempoyu
yükseltmek ve oyunu daha hızlı tempoda oynamaları için bildiğim basit dirilleri
uyguladım.
Antrenmanların
sonunda yapılan maçta , sanki sahada iki tane Dirk Nowitzki karşı karşıya oynuyordu ,diğerleri
onların temposuna ulaşmadıkları için oyunun dışında kalmışlardı. Tüm ribauntları
onlar alıyor, tüm sahayı driplingle kolayca geçiyor ,diğer çemberin altındaki
arkadaşlarına kolayca uzun pas veriyorlar. Aldıkları hücum ribauntlarını
kolayca sayıya çeviriyorlardı. Ve bu moralle de attıkları şutlar daha isabetli
gidiyordu.
A
takımlarda zekice uygulanan taktiklerin ve
ince düşünülmüş stratejilerin cazibesine kapılan genç antrenörlerin
altyapıda bu tarz uygulamalar yapmaya çalışmaları sonucunda genç oyuncuların
potansiyellerini ortaya koymadıklarını düşünüyorum.








Yorumlar
Yorum Gönder