Ana içeriğe atla

BASKETBOL KOÇLARI VE FELSEFE



Bu blogda, daha önce davranış biçimleri birbirinden farklı olan koçlardan bahsetmiştim. 

Oyunculara karşı davranış biçimleri, daha çok koçların yapılarına ve inandıkları yöntemlere göre değişiyor. 
Ancak bu tarz iyi, bu tarz kötü demek pek doğru olmaz. Geçmişe baktığımızda birbirinden farklı yöntemlerle başarılı olmuş birçok koç görebiliriz. 

Bugün Amerikalıların "Eski okul tarzı" dedikleri otoriter sert yaklaşım ( Bugün Avrupa 'da geçerli olan ) Kolejlerde ne kadar revaçtaysa, NBA' de yıldız oyuncuların egolarından dolayı pek geçerli değil. 


Artık NBA'de oyuncularına "İşte kapı işte sapı" şeklinde yaklaşan pek antrenör kalmadı.

Hatta ünlü bir antrenör ,klasik NBA koçlarını tarif ederken "takımdaki  yıldızları -beyhude yere- yumuşatmaya çalışıp onların arkadaşı olmaya çalışan yalakalar.. " şeklinde ağır bir dil kullanıyor.



Oyuncu psikolojisini ve felsefi yaklaşımı ön planda tutan Phil Jackson'un on bir NBA şampiyonluğu kazanırken,  takımına nasıl yaklaştığını gösteren ( Başarının Yolu adlı kitabından aldığım ) ve aşağıda sizinle paylaştığım kısa örnek, basketbolun diğer konularla ne kadar iç içe olduğunu bize gösteriyor.




Buda'ya göre hayat acı çekmektir ve acılarımızın birinci sebebi olayların aslında olduklarından daha farklı olmasını arzulamamızdır.

Bir an işler yolunda giderken biraz sonra  bir aksilik çıkabilir.

Zevki uzatmaya ya da acıyı ret etmeye çalıştığımızda acı çekeriz. 

İşe iyi yanından bakarsak, Buda arzuların ve mutsuzluğun Sekiz Katlı Asil Yol u izleyerek bertaraf edilebileceğini de söylemiştir.

İzlenecek adımlar; doğru görüş, doğru düşünme, doğru konuşma, doğru eylem, doğru seçim, doğru çaba, doğru farkındalık ve doğru konsantrasyon.

Öğretilerin bir basketbol takımı olarak yapmaya çalıştıklarımızı açıklamaya yardımcı olabileceğini düşündüm.



DOĞRU GÖRÜŞ; oyuna bir bütün olarak bakmayı ve bir elin beş parmağı gibi takım halinde çalışmayı kapsar.

DOĞRU DÜŞÜNME; kendini tek kişilik bir guruptan ziyade bir sistemin parçası olarak görmek anlamına gelir. Aynı zamanda takımdaki herkesi bütünsel olarak bir bağ olduğu için her maça bütün takımın yaşadıklarına yakından ortak olma niyetiyle çıkma anlamına da gelir.


DOĞRU KONUŞMA; iki bileşeni vardır. İlki ,maç boyunca kendi kendine olumlu şeyler telkin etmek ve kendini boş münakaşalara kaptırmamaktır. ( Bu hakemden nefret ediyorum ) İkincisi , başkalarıyla özellikle takım arkadaşlarınla konuşurken söylediklerine dikkat etmek ve onlara olumlu geri bildirimler vermeye odaklanmaktır.

DOĞRU EYLEM; takımın ahengini bozacak şekilde davranmamak ya da sürekli gösteriş yapmak yerine sahada olup bitenlere uygun davranışlar sergilemektir.


DOĞRU SEÇİM, yaptığın işe saygı göstermek ve bunu kendi egonu şişirmektense topluluğu iyileştirmek için kullanmaktır. Alçak gönüllü ol. Gerçekten basit olan bir şeyi yapmak için saçmalık derecesinde paralar alıyorsun. Ayrıca eğlenceli de bir iş yapıyorsun.

DOĞRU ÇABA; bencilikten uzak olmak ve işini yapmak için doğru miktarda enerji harcamaktır. Tex Winter ,mücadelenin yerini hiç bir şey doldurmaz der; benim ilavemse mücadele etmezsen benche’e gelirsin.


DOĞRU FARKINDALIK; her maça rakiplerimizin neler yapacağını bilmek de dahil hücum planlarımızı net bir şekilde anlayarak çıkmayı kapsar. Ayrıca doğru zamanlarda doğru hamleleri yaparak doğru oynamak ve ister sahada ol ister kenarda otur maç boyunca farkındalığını sürekli korumak anlamına gelir.


DOĞRU KONSANTRASYON; her an yaptığın işe odaklanmak ve geçmişte yaptığın hatalara ya da gelecekte vuku bulabilecek kötü şeylere saplanıp kalmamaktır.



Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...