Katıldığım
onlarca seminerden edindiğim tecrübeye dayanarak söylüyorum , altyapı
antrenörlerinin en çok ilgi duyduğu konu antrenman dirillerdir .
Genç
koçlar seminerlerde sürekli olarak yeni diriller görmek isterler .
Aslında
konuşmacı olarak gelen koçun geçmişte yaşamış olduğu başarıyı nasıl kazandığını
dinlemek onlara çok da cazip gelemez .
Çünkü
altyapı koçları başka bir kulvarda ve çok farklı şartlar altında çalışırlar ve
hedefleri konuşmacı ile aynı değildir.
Artık
günümüzde internete girdiğinizde
istediğiniz
tekniğin veya taktiğin , hem bireysel hem de takımlar tarafından uygulanışını
kolayca izleme imkanınız var dolayısıyla birçok kişi artık böyle bir sorun
kalmadığını düşünebilir.
Aslında
maçlarda yaşadığınız sorunları tespit ettikten sonra, o konuya oyuncularınızın
odaklanmasını sağladığınız takdirde ,hangi dirili yaptırdığınızın pek de bir
önemi yoktur .
Örneğin bir hızlı hücum çalışmasında hücum ribaunduna odaklanırsanız oyuncularınız hücum ribaundunu kovalar veya top kaybına odaklanırsanız oyuncularınız her zamankinden daha dikkatli olur.
Ancak
antrenörlerin hayal güçleri kuvvetli olmalı ve maç içindeki spontane gelişen
pozisyonlardan esinlenerek diriller çıkarabilmeli.
Koçlar
klasik dirilleri kesip biçim uzatıp kendine daha uygun hale getirebilmeli.
Zaten bir
dirili yaptırılırken seyretmek, hangi amaca hizmet ettiğini bilmek ve onu not
edip çizmek, kendi takımınıza uygulatmanız için yeterli olamayabilir.
Çok iyi
hatırlıyorum, seminerde hücum dirili olarak seyrettiğim ve çizdiğim bir dirili takımıma
uygulattığımda, bugün bile kullandığım harika bir savunma çalışması haline
gelmişti.
“Kazanırken
Öğretmek” kurslarında genç koçlara
gösterdiğim dirillerden bir tanesini, ikiye bir hızlı hücum öğretimi olarak
kullanılırken, geri dönüşte yaşanan üçe iki bölümünü, yine kursta gösterdiğim ve
tam sahada uyguladığım 41 adlı pres savunma için kullanıyorum.





Yorumlar
Yorum Gönder