Galatasaray
takımı dün oynanan maçın ilk periyodunda 19 hücumun tam 15 tanesini tepeden
Pick and Roll oynayarak değerlendirdi .
Sinan
maç sonunda bu blogda resmini gördüğünüz, ve neticeyi belirleyen her iki
basketi de, tepe pick and roll’ün den buldu.
Eğer
elimizde Sinan’ın pick and roll sonunda sol taraftan attığı sayılarının bir
istatistiği olsaydı her halde inanılmaz bir rakamla karşılaşırdık.
Maçın en
sonunda bazıları için girmesi imkansız
gibi gözüken atışın sırrı da bu ..
Aynı hücum organizasyonu ,aynı taraftan ve
aynı hareket....
Ve
devamlı bu anı tecrübe etmenin verdiği büyük özgüven ...
Evet Sinan'ın nereden gideceğini savunma da biliyor ama daha yukarıya, daha uzağa gitmesine ve daha yüzdeli sokmasına kimse mani olamıyor.
Sinan’ın bu atışından sonra aklıma, yıllar önce Eczacıbaşı’nda babası sevgili Necati Güler’le eşleştiğim antrenmanlar geldi.
Oynayacağı
seti bilirdik ve oynatmamak için elimizden geleni yapardık ama o, aynı seti sanki karşısında biz yokmuşçasına oynatırdı.
Daha önce yolladığım bir postta bahsetmiştim bir asistan koçtan, takımının 9 tane seti ve buna bağlı 90 tane opsiyonu
Olduğunu
duymuştum.
Yıllar
önce bize öğretilen şuydu, oyuncularına ve takımına uygun olan bir iki set seç,
bunları sezon başından itibaren parçalar halinde çalıştır ve sezon başlarken
beşe beş çalış, hazırlık maçlarında
uygulamaya başla.
İlk
bakışta modası geçmiş gibi gözüken bu felsefenin dezavantajı rakiplerinizin
yaptıklarınızı anladıktan sonra bu setlere önlem alması .
Ancak
bir de şu açıdan bakın, antrenmanlarda kendi aranızda maç yaparken ,her iki
takımda aynı seti uyguluyor ve savunma seti bozmak için elinden geleni yapıyor .
İşte bu
bizi en çok zorlayan buydu Pası
vereceğim ve gideceğim yeri bilen bir savunmaya karşı oynamak.
Koç, tüm
bunlara rağmen düzen dışına çıkmamızı istemez ve savunmaya da ( cinliği ) çok
abartmazsa ses çıkarmazdı.
Siz bu
zorluk karşısında, koçun istediklerini yapmak
için yırtınırdınız.
Bu
şatlarda iki üç ay çalıştıktan sonra, diğer takımlar istediği kadar sizi etüt etsin, maç içinde
karşınızda savunma yok gibi rahat oynardınız .
Tüm takım en zor durumda bile sizin
ne yapacağınızı bilir siz de arkadaşlarınızın ne yapacağını bilirdiniz.
Ancak
çoğu koç için rakiplerini şaşırtacak taktikler ve yeni oyunlar bulmak önemli
bir motivasyon kaynağıdır.
Zaten
günümüzde bu yönetimi uygulayan binlerce koç var.
Kazandığı
şampiyonluklar sırasında sadece “Üçgen Hücum” yapan Phil Jackson, “ ben de bir
zamanlar X’ lerin ve O’ların
cazibesine kapılmıştım” diyor. Ve Doug Colins’in yardımcısıyken onun yaşadıklarını
aşağıdaki gibi anlatıyor.
“Görünüşe bakılırsa oyuncular
Doug’a güvenlerini kaybediyorlardı.
Oyunları o kadar sık değiştiriyordu
ki-çoğunlukla maçların ortasında değişikliğe gidiyordu- oyuncular hücuma “her
güne bir oyun” demeye başladılar.
Ancak bu gün ( her ne kadar üçgen hücum gibi olmasa da ) hücumda çok çeşitlilik yerine sürekli olarak ( her sezon ) aynı organizasyonları tekrarlayan ve bunda da başarılı olan koçlar mevcut.
Dünkü
maçta buna şahit olduk.



Yorumlar
Yorum Gönder