Ana içeriğe atla

BASKETBOL DİPSİZ BİR KUYU

Genç antrenör arkadaşlar tüm iyi niyetleri ile çalışıyorlar. Sosyal medyada yeni driller buluyorlar her gün birçok maç izliyorlar ve birçoğu basketbola 24 saatini veriyor.

Filozof demiş ki; Kimin daha çok şeyden anladığını değil, kimin o şeyden daha çok anladığını merak etmeliyiz.

Ama basketbol bir okyanus, birçok aklımıza gelmeyen fikirleri ve soruları var;

Oyuncularınıza yeni ve daha yüksek basamaklar göstermeyin ki, ilk basamağa çıkma cesaretlerini kaybetmesinler.



Aslında altyapı antrenörlerinin, oyuncularına verdikleri basketbol eğitimi maç kazanmayı hedefler bu eğitim sırasında oyuncuların muhakeme sahibi olup olmamasını çok önemsemezler.

En kötüsü antrenörlerin ve oyuncuların yarım bilmesi veya bildiğini sanmasıdır.


Oyuncularını önemsemediğin sürece senin ne kadar bildiğinin hiçbir önemi yok.


Antrenmanlarda oyuncularınızın tüm merakını giderin.
Çünkü maç sırasında “Cesaret ve merak arasında ayırım yapmak zordur..”



Arkadaşlarından uzak duran çocukları guruba katmak için çalıştığınız kadar, arkadaşları ile birlikte hareket eden ancak daha çok sorun yaşayanları tespit edin ve onlara yardımcı olun .



 



Bunlarda kurslarda cevaplamaya çalıştığım teknik sorulardan bazıları?



Savunmada ki sertliğe, hücumda nasıl karşılık verebilirsiniz?

Elinizdeki topa göz diken savunma oyuncusunu bu sevdadan nasıl vazgeçirirsiniz ?

Oyuncuya özgüven kazandırma şansınız var mıdır ?



Prese karşı topu al ve karşıya götür demek için dripling antrenmanı  yapmanız yeterli mi?



 Hücum ve savunma sırasında oyuncular kuralların onlara sağladığı avantajları biliyor mu?




Oyuncularınız yüzlerindeki ifade ile hem rakibi hem de hakemleri etkileyebileceklerini biliyorlar mı?


Basketbolda saha içinde haberleşme nasıl olur?


Normalde arkadaş ya da arkadaşlık dediğimiz, yalnızca bir şans ya da fırsat eseri tanıştığımız kişiler ve bu kişilerle kurduğumuz yakın ilişkilerdir.

Dostluk ise, iki ruh kaynaşarak öyle evrensel bir bileşim oluşturur ki başlangıçta onları birleştiren mührün izleri bile görünmez.






Tüm organize hücumların karşılığı organize savunmaları olduğunu biliyor musunuz?


Organize hücumları nasıl parçalara böler ve içinden kendinize ait özel oyunlar çıkarabilirsiniz?



Yaptığınız set hücumunda kaç tane opsiyon var ve kaç oyuncunuz aktif hücum ediyor ?

Hızlı hücum deneriz ,uygun atış bulamazsak o zaman set yaparız demek. Sizce oyunculara ne anlam ifade ediyor ?

“Hadi aslanım” demek savunmada konuşmak mıdır ?








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...